- Kategori
- Deneme
Aklın yolu bir olmalı

Ne aydan güneşten ne de yıldızlardan bir damla ışık düşer köhne, ahmak ve yaban, işlenmemiş aklın köleliğine. Bu, insani değerlerin çürümesindeki derin sessizliğe de nedendir.
Uçarken hafif kavisli tuttuğu kanatlarından çevresine derin, müzikal ve ritmik bir sesi yayan ve ömür boyu da aşkına yeminli olan bir kuğu bile hiçbir lekeyi beyazlığına bulaştırmazken, çoğumuz temizi kirle örtmeğe, beyazı da katranla kapatmağa çalışırız.
İnsan aklı sorun çözmeğe değil de sorun üretmeğe yatkın olursa, onda lütuf ve cazibe, hoşgörü aranmaz. Bu nedenle gerçeğe karşı kör ve sağır olanlar, nefret edilecek değil, acınacak insanlar olmalı.
Aklın yolunda yürüyüşünü sürdüremeyenler, karanlıktan gelme karanlığın temsilcisi yarasalara benzerler... İçtenlik, samimiyet, nezaket ve güven, sevgi ve saygıdan yoksun olurlar daima. Öfkeden kendilerine saldırdıkları gibi sağa sola da saldırırlar. Kendilerini özel sanırlar ve önyargılarıyla hazırlamış oldukları hükmü gözünüze sokmaya çalışırlar... Çok temiz duygularla da yaklaşsanız hep bunu yaparlar. Kendilerine yaratmış oldukları o özel dünyalarının bahçe duvarına bile yaklaştırmazlar başkalarını. Bu çok kötü! Olsun, birilerinin öfkesi de bazan insanın üzüntüsünü hafifletir.
Unutmayalım ki, hassas bir terazi gibidir akıl. Bir gramlık bir duyguya bile aldanır, dengesi bozulur ve dengeyi bozan ağırlığa uyarak kalbin günahlarını aklın günahlarından yukarıda tutar.
En güzel katığımız sabır olsun!