- Kategori
- Anne-Babalar
Annem

Ben de herkes gibi geçmişi defalarca yaşayan kişilerdenim, çocukluğumu, genç kızlığımı..
Kalabalık bir aileyiz.. Asla yalnızlık içerisinde olmadım. Çok güzel bir çocukluk geçirdim. Babam bir ilkokul öğretmeni idi.Yazları okulun bahçesine oyunlar oynamaya giderdim. Hizmetlilerin yanında, onlarla beraber vakit geçirirdim. Onlar bahçe işlerini yaparlarken, ben oyunlar oynardım.
Annem.. Canım annem.. Bayramlarda bize elbiseler dikerdi, karpuz kollu etekleri fırfırlı. Ayakkabılarımı nedendir bilmiyorum hep beyaz alırdım.. Pırıl pırıl parlayan, rugan. Yıllar o kadar çabuk geçiyor ki, anlamadan.. Acımasızca.. Daha ne oldu, ne, nasıl demeden bir bakmışsınız....Yol yarı olmuş bile. Sonra artık çoluk çocuk işte..
Ve hayat.. Daha ne olsun. Acısıyla tatlısıyla hayat.. Yaşamımın en acı dönemini, canım annemin hastalık haberiyle yaşadım. Sanki hiç gerçekleşmeyecek bir şeydi. Annem hep sağlıklı.. Hep bizimle olacaktı bana göre. Koştum gittim..yanında oldum.. birkaç gün hastanede yattıktan sonra, eve geldik..Ben de kendi evime döndüm.
Annemsiz geçen zamanları yok etmek istercesine onunla her gün telefonla görüştüm..Ve sonra yine bir sabah annemin hastalık haberi geldi telefonla.. Boğazımda bir şey düğümlendi, anlamıştım.. "Allah’ım n'olur biraz daha" dedim.. "Annemi alma! ona daha ihtiyacım var.." Koştum gittim yine yanına. Ama bu kez hiç açmadı gözlerini.bakamadı yüzümüze son kez.. Ellerini tuttum.. Öptüm.. Kokladım doyasıya içime çeke çeke..
Ve o gecenin sabahında Annem gitti.. Hala alışamadım.. Sanki o yaşıyormuş gibi davranıyorum, ölmemiş gibi evindeymiş gibi. İlk kez onsuz bir bayram geçirdim.. Babam hala hayatta.. Ama biliyor musunuz, bu bayram çok yalnızdım.. Çünkü annem yoktu..
http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=7960&rid=154