- Kategori
- Psikoloji
Aynalar

Yaşamın gerçekden bir sınavlar sinsilesi olduğunu düşünüyorum. Biri bitmeden diğeri başlıyor ve hatta çoğu kez aynı anda bir çok sınavla başetmek zorunda kaldığımız oluyor.
Kendi yaşadıklarımdan ve gözlemlediklerimden çıkardığım sonuç yada izlenim şu ki, yaşantımızda neyi sorun ediyorsak o konuda gerçek bir hoşgörü ve kabulleniş yakalayana dek aynı tür problemler, ard arda değişik maskeler altında bizi sınamaya devam ediyor.
Bu aslında her zaman şikayetçi olduğumuz dışarıdan gelen tesadüfler değil, ruhumuzu sıkan olayların sıklıkla bizden dışarıya yansıması. İçimizdeki ayna puslu ve kirli olduğu sürece aynadan dışarı yansımaların da berrak ve aydınlık olmasını beklememiz olsa olsa boş bir hayal. Bunun farkına varabilmemiz olgunlaşma dediğimiz süreci yakalayabildiğimizin göstergesi.
Bizlere rahatsızlık veren duygu ve düşüncelerdeki kişilerden kaçtıkça aslında aynı tarzdaki kişilere daha sık yakalanır olmamız bu gerçeğin ta kendisi. Ruhsal metabolizmamız bir şekilde istemesek de, kendisinde yaralar açmış olan kişi ve olaylara bağışıklık kazanıyor ve zamanla yeniden benzer ilişkiler içine girdiğimizi farkediyoruz. Geçmişte yaşanan olumsuzluklar yeni yaşanananlar ya da yaşanacaklar konusunda endişeleri doğuruyor ve düşüncemizin bu inanılmaz gücü gerçekten yeni ve benzer olumsuzlukları ardarda peşinden sürükleyebiliyor.
Olaylara karşı tüm gelişen tersliklere karşın olumlu ve yapıcı bakabildiğimiz takdirde bize geriye dönüşümün inanılmaz pozitif olduğu herkesin yadsıyamıyacağı bir gerçek.
Dışımızdan pırıltılı ışıklar alabilmek adına içimizdeki aynaların her zaman pırıl pırıl ve aydınlık olması dileğiyle...
Kendi yaşadıklarımdan ve gözlemlediklerimden çıkardığım sonuç yada izlenim şu ki, yaşantımızda neyi sorun ediyorsak o konuda gerçek bir hoşgörü ve kabulleniş yakalayana dek aynı tür problemler, ard arda değişik maskeler altında bizi sınamaya devam ediyor.
Bu aslında her zaman şikayetçi olduğumuz dışarıdan gelen tesadüfler değil, ruhumuzu sıkan olayların sıklıkla bizden dışarıya yansıması. İçimizdeki ayna puslu ve kirli olduğu sürece aynadan dışarı yansımaların da berrak ve aydınlık olmasını beklememiz olsa olsa boş bir hayal. Bunun farkına varabilmemiz olgunlaşma dediğimiz süreci yakalayabildiğimizin göstergesi.
Bizlere rahatsızlık veren duygu ve düşüncelerdeki kişilerden kaçtıkça aslında aynı tarzdaki kişilere daha sık yakalanır olmamız bu gerçeğin ta kendisi. Ruhsal metabolizmamız bir şekilde istemesek de, kendisinde yaralar açmış olan kişi ve olaylara bağışıklık kazanıyor ve zamanla yeniden benzer ilişkiler içine girdiğimizi farkediyoruz. Geçmişte yaşanan olumsuzluklar yeni yaşanananlar ya da yaşanacaklar konusunda endişeleri doğuruyor ve düşüncemizin bu inanılmaz gücü gerçekten yeni ve benzer olumsuzlukları ardarda peşinden sürükleyebiliyor.
Olaylara karşı tüm gelişen tersliklere karşın olumlu ve yapıcı bakabildiğimiz takdirde bize geriye dönüşümün inanılmaz pozitif olduğu herkesin yadsıyamıyacağı bir gerçek.
Dışımızdan pırıltılı ışıklar alabilmek adına içimizdeki aynaların her zaman pırıl pırıl ve aydınlık olması dileğiyle...