​ Çocukça şiddet / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Çocukça şiddet

Çocukça şiddet
 

Küçük bir çocuk hayal edin. Henüz dünyaya gözlerini yeni açtığı anlarda boş bir levha gibi gelir. İnsan olma yolculuğu bir süreçtir. Nasıl şekilleneceğini ve nereye varacağını kestirmek pek mümkün değildir. Öfkesiyle, neşesiyle, endişeleriyle, coşkunluklarıyla yani duygularıyla yaşamı anlam kazanacaktır. Öğretileri, öğreticileri çoktur bu yolculuğun. Ama tek bir tarifi yoktur olma yolculuğunun. Araç ben, kaptan ben, yolcu yine ben. Son zamanlarda çalışmalarım dolayısıyla o kadar fazla ebeveynle tanışma fırsatım oldu ki hepsinin kaygılı, sabırsız ve arzulu halleri dikkatimi çekti. Burada olmalı, şuna layık, bizim zamanımızda böyle miydi, ben küçükken çok zekiydim, hep takdir alırdım benim çocuğum da böyle olmalı ya da ben çok çektim okuyamadım ama o okumalı, yapmalı... Daha devam ettirmem mümkün.

Bu nasıl bir istismar söyler misiniz?

Sizin derdiniz ne?

Endişelerinizi, geçerli nedenlerinizi ve hatta duygularınızı anlıyorum. Saygım sonsuz. Ancak bu yol tamamen onlara ait. Gerçek olan kendileri, bizler değiliz. Onların kuralları, onların inançları, onların duyguları var. Bizim duygularımız bizim. Tabi ki hayallerimizde olmaları çok doğal ama hayallerimizi yaşamamalılar. Dünyaya geldikleri an itibariyle bir bireyler. Biz buna ne kadar inanırsak o kadar ben kalabilecekler.

Biz biriz, tekiz, hepimiz. Kopyalama hayatlar bizi sadece tekrarlar. Bu boş levhalara birşeyler yazarken bunun bir karalamanın ötesine geçmesine izin vermemeliyiz. Her canlı kendi iç potansiyeli ile dünyaya gelir. Ebeveynler olarak dünyayı banka gibi görüyoruz. En iyi yatırımı yapalım nasıl olsa dönüşü olacaktır zihniyeti ile hareket ediyoruz. Tüm bunları tamamen iyi niyetlerle yaptığınızdan eminim. Ancak bu bizimle gelen bizim dahi hatırlamadığımız öğretilerimizle yol almamız çok da doğru olmasa gerek.

Neler oluyor? Biz senin için neleri feda ettik, şimdi sıra sende. Ya da bakın en iyi öğretmen benim ama siz ne yapıyorsunuz? Bu fırsatı bile değerlendiremiyorsunuz. İşte şahane yargısız infaz örnekleri. En büyük ŞİDDET, duygulara yönelik olandır. O kırk hafta heyecanla, dikkatle, özlemle beklediğimiz yavrularımıza yaptığımız suçlamalar hiç de öyle azımsanacak gibi değil.

Suçlanmak bir parfüm olsaydı, ne ifade ediyor olurdu?

Neler var alt notalarında?

Riyakarlık, yetersizlik, özgün olamama, ayıplanma, dışlanma, ben olamama ve saygısızlık. Hadi bakalım ellerinize, yüreğinize sağlık. Tamamen sütten çıkmış ak kaşık ilan ediyorum sizi. Ne diyor bu kadın diyebilirsiniz. Haklısınız da.

Ama şunu belirtmeliyim ki istismar etmek, suistimal etmek ve başkalaştırmak en büyük suçlardan bana göre. Gelişmiş toplumlarda çocuğun benlik saygısının çok yüksek olduğundan bahsedilir.

Gelişmiş toplum ne demek?

Artık yetmedi mi?

Herşeyi başkalaştırıyoruz. Ailelerimizi, toplumumuzu, yaşadıklarımızı, duygularımızı ve hatta dünyamızı. Hayır hayır tek bir dünya var. Ve dünya bir bütündür. Gelişmişlik biziz. Kelimelerimizi ve duygularımızı soyutlaştırmadığımız kadar gelişmişizdir aslında. Sadece milyarlarca insan var hepsi bu. Herkesin pusulası farklı. Ancak özümüzde hepimiz duygularımız kadarız. Ne kadar zeki olduğumuzun ya da IQ' muzun ne kadar yüksek olduğunun hiç bir önemi yok. Önemli olan tek şey duygularımızı ne kadar tanıdığımız. Yani EQ' muzun ne kadar yüksek olduğu.

Bizi biz yapan duygularımızı tanıyor muyuz? İçselleştirebiliyor muyuz? Bu duyguların köklerinde, alt notalarında neler baskın? Kokusu nasıl? Peki ya üst notalarında ne saklı? Detaylar değil kastettiğim. Varlık sebebimiz. Unutulmamalıdır ki EQ yükseldikçe verim ve başarı da artar. Bu nedenle lütfen hayatlarınıza sahip çıkın. Çocuklarınızın hayatlarına saygı duyun. İlgilenin, hissedin, görün... Kendi yaşam yolculuklarında BEN olmalarına fırsat verin. Bilgi BEN' e aitse yükselir.

O nedenledir ki koçluk sistemine inancım sonsuzdur. Çünkü koçlukta otorite yoktur. Sadece derin dinleme ve insan saygısı vardır. An' ı yaşayarak geleceğe odaklanmayı hedefler. Orijinalini bulur.

KOÇLUK; SENDE OLANI SANA KATAR.

Sevgiyle kalın...

Profesyonel Koç & NLP Uzmanı

Şelale Bilgiç Uruk 

 
Toplam blog
: 40
: 250
Kayıt tarihi
: 29.05.13
 
 

15.04.1981 Ankara doğumluyum. Akademik hayatım bittikten sonra kendimi mutlu hissettiğim ve görme..