- Kategori
- Siyaset
Demokrasi… neyin nesi…

(Resim:www.yalcinguran.com)
Demokrasi…Neyin nesi…
Dostlar! Bu gün biraz kafanızı karıştıracağım için şimdiden özür dilerim. “Arkadaş, bu ülkede demokrasi var. Senin yazını okumuyorum”diyorsanız, saygı duyarım. Nasıl olsa bu ülkede demokrasi var. Bakalım birneyin nesi imiş demokrasi.
Demokrasi, tüm vatandaşların, devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir. Peki bunu nasıl yapacaklar? Herkes kendi kafasındaki şekli ve politikayı isterse işler karmakarışık olacaktır. Bu yüzden çeşitli demokrasi uygulama modelleri ortayaatılmış, özellikle başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülke değişik uygulama biçimlerini kendilerine model olarak seçmişlerdir. Bunlardan ilk aklagelenler:
-Liberal demokrasi
-Çoğulcu demokrasi
-Çoğunlukçu demokrasi
-Sosyal demokrasi
-Doğrudan demokrasi
-Temsili demokrasi
-Liberal demokrasi toplumca kabul gören her türlü siyasi görüşün bir çatı altında uzlaşarak genel anlamda ulusun menfaatleri için gereken her türlü yönde esneyebilen bir yönetim politikası modelidir. Temel ilkeleri ise şunlardır.
Demokrasinin temsili ve dolaylı bir biçimidir. Siyasi eşitlik prensibine uygun olarak yapılan düzenli seçimlerle iktidarın belirlediği bir sistemi ifade etmektedir.
Liberal demokrasi rekabete dayanan seçimlerle sürdürülür. Rekabet siyasi çoğulculuk, hoşgörü ve çatışan fikirlerin özgür bir biçimde var olabilmesi için gerçekleştirilir.
Liberal demokraside, devlet ile ilgili sivil toplum arasında açık bir ayrım vardır. Bu ayrım ekonomik hayatın piyasa kurallarına göre organizasyon ve özerk grup ve çıkarların meşru kabul edilmesi şartına dayanır.
-Çoğulcu demokrasi, çoğunluğun mutlak hâkimiyetini reddeden, azınlıktakilerin siyasal ve kültürel haklarının kabul edilmesi gerektiğini ve azınlığın da bir gün çoğunluk olabilme hakkının verilmesini savunan demokrasi anlayışıdır.
Demokrasinin gelişim sürecinde, çoğunluğun devlet yönetimindeki kararlarının mutlak olması, azınlık haklarını kısıtlayabileceği kaygısı çoğulcu demokrasiyi ortaya çıkarmıştır. Azınlıkta veya muhalefette olanların korunması, düşüncelerin serbestçe hiçbir baskıyla karşılaşmadan söylenebilmesi çoğulcu demokrasi için şarttır.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi,
Yazılı anayasa ile hükümet yetkilerini kesin olarak sınırlama
Çok partili sistem; Özelliklerinden ilk akla gelenlerdi
Çoğunlukçu demokrasi veya mutlak demokrasiçoğunluğun kararlarının uygulandığı ve bu kararların
mutlak olduğu demokrasiçeşididir. Yasalar, azınlık hakları, kuvvetler ayrılığı gibi etmenler çoğulcu
demokraside alınan kararları sınırlandırırken çoğunlukçu demokraside, çoğunluğun aldığı kararlar sınırsız ve
mutlaktır.
Sosyal Demokrasi, kapitalizmin yarattığı eşitsizlik veadaletsizlikleri demokratik sistem içinde kabul edilebilir düzeye indirmeyiamaçlayan siyasi ideolojidir..
Sosyalist Enternasyonal'in tanımına göre, sosyal demokrasi, özgürlük, eşitlik, adalet ve dayanışma temellerine oturur.
Doğrudan demokrasi, halkın egemenliğini bizzat ve doğrudan doğruyakullandığı demokrasi türüdür. Doğrudan demokrasi, halkın halk tarafındanyönetilmesini öngörmektedir. Dolayısıyla doğrudan demokrasi dizgesi, demokrasinin ülküsel anlamına en yakın olan hâlidir. Genellikle nüfusu az olanülkelerde yapılır. (İsviçre)
-Temsili Demokrasi, demokratik ülkelerde milletin egemenlik hakkınıdoğrudan değil de, seçtiği temsilciler (milletvekilleri) aracılığıylakullandığı bir demokrasi uygulamasıdır. Genellikle nüfusu yüksek ülkelerdekullanılır.
Demokrasinin tanımı tartışması günümüzde hala devam eden bir tartışmadır.Bunun sebepleri: ülkelerdeki bazı kurumların görüşlerini haklı çıkartmak adınademokrasi tanımını kullanmaları, demokratik olmayan devletlerin kendilerini demokratik olarak tanıtma çabaları olarak gösterilebilir. Çoğunluk, azınlık, fakir veya zengin olsun demokrasilerin ortak yönü halka dayanmasıdır. Her nekadar başlangıç tarihinden itibaren sürekli geliştirilmişse de, yinede halkaçeşitli engeller koymaktadır.
Bir cumhuriyetin tam demokratik cumhuriyet olabilmesi için, gönüllübirlikteliklerle bir arada bulunan o ülke halklarının tüm kesimlerinin, çoğulcu özgür iradeleri ile katılımcı olarak yönetim ve denetim süreçlerine doğrudankatıldığı, demokrasiyi tüm sivil kurum, kuruluş ve kadroları ile var ettiği veçok kimlikli, değişik inançlı ve çeşitli kültürlerin bir mozaik oluşturacak şekildebir arada yaşamasına olanak veren bir devlet yapılanmasının gerçekleştirilmesigerekir.
Yukarıdaki şekilleri detaylarına göre incelemek olasıdır. Detaya inildikçede, bu konunun bilgiye, kendimiz için seçtiğimiz şekil veya şekillerin sadecebilgiye değil, bilince de ihtiyaç duyduğu kesindir. Maalesef büyük çoğunluğumuz bu bilgi ve bilinçtenyoksunuz. Hiçbir yönetim de bizim yeterli bilgi sahibi olup, onlarıeleştirmemizi istemez. Dolayısı ile birey olarak kendimizi günlük yaşamkavgasından ara sıra kurtarıp bilgi edinmemiz gerekir.
Bilinç konusuna gelince; Tanzimat dönemi ile elit kesimin biraz kıpırdanışıdışında Türk halkının demokratik haklarını kazanması anlamında herhangi birçabası olmamış, bu haklar kendilerine cumhuriyet rejiminde tabiri caizse “altıntepsi içinde” sunulmuştur. Bu yüzden de bu gün sahip olunan hakların korunmasıve geliştirilmesi bilinci, toplumun büyük bir kesiminde oluşmamıştır.
Sonuç olarak demokratik haklarımızı koruyup geliştirebilmek için biryandan okuyup bilgilenmek, bir yandan da, mücadele ederek bilinçlenmek zorundayız.