- Kategori
- Futbol
Derbi

Hıncal Uluç'un geçenlerde önemli bir eleştirisi vardı. Birçok spor yorumcusu maçtan sonra yazar ama öncesinde yazmaya cesaret edemez. Daha doğrusu derbi ya da önemli bir maç öncesinde skor yorumu yapmaya korkarlar diyordu.
Hakkaten de öyle bir durum söz konusu spor basınında... "Fenerbahçe favori ama..." ya da "Beşiktaş kazanmalı fakat..." diye başlayan cümleler kurmaktan başka bir numaralarını göremedik daha... Bu konuda Fenerbahçe eski Başkanlarından birisi olan Ali Şen'i takdir etmek gerekiyor sanırım. Kendisi bu maç için de "Fenerbahçe kazanır ve ardından Chelsea'yi de eler" gibi çok iddialı bir yorum getiriyor.
İki takımın ligdeki durumlarına baktığımız zaman Beşiktaşın mutlak şekilde kazanması gerektiğini görebiliriz. Fenerbahçe kaybetse bile ligdeki aritmetik durum açısından fazla bir deformasyona uğramayacak. Ancak Beşiktaş'ın ligdeki bu yarıştan kopması söz konusu... Bu durum Beşiktaşlı oyuncularda önemli bir stres yükü oluşturacak. Ki İnönü'deki bu tarz maçları biliyoruz.
Fenerbahçe cephesine baktığımız zaman ise hafta içinde oynanacak ve hayati öneme sahip bir Chelsea maçı var. Bu maça konsantre olan Fenerbahçeli oyuncuların hata yapma olasılıkları yükselebilir. Kadro yapısına baktığımız zaman ise Deivid ve Kezman'ın bu maçta önemli derecede etkili olacakları ve oyuna sonradan dahil olabilecek nöbetçi golcü Semih'in de unutulmaması gerektiğini hatırlatmak gerekiyor.
Fenerbahçe her zamanki gibi tek forvetle başlayacak ve oyunda bir denge kurmaya çalışacak eğer Beşiktaş bu tempoyu bozmaya çalışmaz ve Fenerbahçe'ye ayak uydurmaya çalışırsa o zaman bu durum Fenerbahçe'nin işine yarayacaktır. İlk 30 dakikası golsüz geçen bir karşılaşma olduğu takdirde ise maçın Fenerbahçe lehine döneceği kanaatini taşımaktayım.
Sonuç itibari ile Fenerbahçe kadro yapısı ve istatistiksel olarak önde gözüküyor ancak derbilerin favorisi olmadığı için yorum yapmak zor.
Benim içimden 3-2 ya da 2-1'lik bir Fenerbahçe galibiyeti geçiyor. İyi olan kazansın diyerek spor basını söylemi takınalım da maçtan sonraki yazımız için bir dayanak teşkil etsin :-)
Hakkaten de öyle bir durum söz konusu spor basınında... "Fenerbahçe favori ama..." ya da "Beşiktaş kazanmalı fakat..." diye başlayan cümleler kurmaktan başka bir numaralarını göremedik daha... Bu konuda Fenerbahçe eski Başkanlarından birisi olan Ali Şen'i takdir etmek gerekiyor sanırım. Kendisi bu maç için de "Fenerbahçe kazanır ve ardından Chelsea'yi de eler" gibi çok iddialı bir yorum getiriyor.
İki takımın ligdeki durumlarına baktığımız zaman Beşiktaşın mutlak şekilde kazanması gerektiğini görebiliriz. Fenerbahçe kaybetse bile ligdeki aritmetik durum açısından fazla bir deformasyona uğramayacak. Ancak Beşiktaş'ın ligdeki bu yarıştan kopması söz konusu... Bu durum Beşiktaşlı oyuncularda önemli bir stres yükü oluşturacak. Ki İnönü'deki bu tarz maçları biliyoruz.
Fenerbahçe cephesine baktığımız zaman ise hafta içinde oynanacak ve hayati öneme sahip bir Chelsea maçı var. Bu maça konsantre olan Fenerbahçeli oyuncuların hata yapma olasılıkları yükselebilir. Kadro yapısına baktığımız zaman ise Deivid ve Kezman'ın bu maçta önemli derecede etkili olacakları ve oyuna sonradan dahil olabilecek nöbetçi golcü Semih'in de unutulmaması gerektiğini hatırlatmak gerekiyor.
Fenerbahçe her zamanki gibi tek forvetle başlayacak ve oyunda bir denge kurmaya çalışacak eğer Beşiktaş bu tempoyu bozmaya çalışmaz ve Fenerbahçe'ye ayak uydurmaya çalışırsa o zaman bu durum Fenerbahçe'nin işine yarayacaktır. İlk 30 dakikası golsüz geçen bir karşılaşma olduğu takdirde ise maçın Fenerbahçe lehine döneceği kanaatini taşımaktayım.
Sonuç itibari ile Fenerbahçe kadro yapısı ve istatistiksel olarak önde gözüküyor ancak derbilerin favorisi olmadığı için yorum yapmak zor.
Benim içimden 3-2 ya da 2-1'lik bir Fenerbahçe galibiyeti geçiyor. İyi olan kazansın diyerek spor basını söylemi takınalım da maçtan sonraki yazımız için bir dayanak teşkil etsin :-)