- Kategori
- Kent Yaşamı
Dertli çeşme!

Her yan çeşme. Evet abartısız her adım atışta, her köşeyi dönüşte eski , yeni, özgün, melez bir sürü çeşme.
Atalarımızın suyla hasır neşir olduklarını okumuş ve duymuştum ama bu kadarını tahmin etmemiştim doğrusu. İçinden acı su, tatlı su akan çeşmeler.
Bazıları geçmişin en yakın tanıkları.
Eskiden akşam oldu mu küçük çocuklar, anneler, yaşlı amcalar ellerinde su bidonları, suyu tatlı akan çeşmelere doluşurdu.
Kim bilir sıraya konmuş bidonların başın ne sohbetler, ne dedikodular yapılmıştı.
Şimdiki gibi çeşit çeşit, dağ doruklarından gelen ambalajlı sular yoktu.
Anneler bir tatma ile suyun hangi su olduğunu şip şak anlardı.
Sıra beklememek için acı çeşmeden su dolduranlar yandı. Anneler kanarmı?
Zaman zaman eski çeşmelerin onarım adı altında betonla kaplanması.
Bazılarının bilinçsiz insanlar tarafından tahrip edilmesi.
Yeni yapılanlardan bazılarının da estetik ve göz zevkinden ırak olmaları beni biraz üzmüyor değil.
Balıkesir de bu çeşmeleri sahiplenip bakım ve onarımını yapan bir derneğin varlığını duydum.
Bizlerde kentli kimliğimizin temel taşları çeşmelerimize sahip çıkalım.
Kim bilir zaman gelir sizinde adınız bir çeşmeye verilir.
Ne diyor Ahmet RASİM,
Bu su bir sudur ki görülmemiş
Kim içer ise yeni can olur
Gözü ferlenir beli doğrulur
Açılır yüzü seçilir boyu
Kim içer ise iyi hazmeder
Söner ateşi, durulur kanı
Başının ağırlığı defolur
İçi şenlenir düzelir huyu
..................................
(Ahmet RASİM-Şehir Mektupları)