​ Erwin & Adler / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '11

 
Kategori
Öykü
 

Erwin & Adler

Erwin & Adler
 

Yıl 1935 Nazi Almanya’sında savaş hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyordu. Hitlerin komutasındaki askerlere korkusuz ve acımasızca savaşa girmeleri emredilmişti. Tüm bölük sırasını almış Yahudileri öldürmek için hazır bir şekilde bekliyorlardı. Savaş başlamadan önce Hitler bütün askerlere bir tek Yahudi bile yaşamayacak emri verdikten sonra savaş başlamıştı. Ülkedeki bütün Yahudiler tek tek öldürüyordu, ortalık tam bir vahşet içindeydi.

Alman askerlerden biri olan Erwin Yahudileri öldürdüğü sırada aynı bölükten arkadaşı Adler ile göz göze gelmişti. Birlikte görev sürelerini başarıyla gerçekleştiriyorlardı. Erwin iyi bir nişancıydı yalnız savaş sırasında ne olduysa Erwin, Adler’e ateş etmişti. Adler kanlar içinde yerde yatarken askerler olan bitene bir türlü anlam veremediler. Erwin ise kalakalmış bir vaziyette kulağında sadece ateş sesinden ve arkadaşının yerde yatışından başka bir şey duymuyordu.

Adler kaybedilmiş bir nefer olarak defnedilmişti. Arkadaşları Erwin’e olan biten hakkında soru sorsalarda Erwin günlerce düşünerek tek bir yanıt bile verememişti. Hala o an gözünün önündeydi ve nasıl yaptığını anlam veremiyordu.

Savaş bitmiş bütün askerler evlerine doğru yola çıkarken Erwin evine gitmeden önce Adler’in mezarına uğramaya karar verdi. Yaşananları unutamamıştı. Adler’a yazdığı mektubu gözyaşları içinde okumaya başladı:

Sevgili Adler;

Can dostum, sırdaşım birlikte görev vazifelerimizi hep kusursuzca yürüttük. İkimizde iyi bir nişancıydık ve ölümü her türlü göze alarak savaşa girerdik. Savaş sırasında gözlerimiz birleştiğinde beni öldüreceğini biliyordum. Eğer ben seni öldürmeseydim sen beni vuracaktın. Ve bunu yaptığıma hala aklım almasa da seni öldürmeye mecburdum. Kimseye bir şey anlatamadım. İkimiz de bunun olacağını çok iyi biliyorduk. Seni öldürdüğüm için çok üzgünüm dostum, benim seni öldürmek gibi bir düşünce bile geçmezken senin böyle bir şeyi düşünmen akıl almazdı.

Ve Erwin her ay Adler’in mezarına uğrayarak ona notlar bıraktı. Herşeye rağmen sevdiğini ve mecbur kaldığını söyleyerek sevgisini bu yolla ulaşacağına emin olarak sürdürdü.

Savaşta mutlak sonuç egemendi. Dostunu düşmanı görerek ilerlemek ise başarılı askerlerin işiydi. Tecrübe bazen en yakın dostunun düşman olduğunu bilerek öldürmekti. Duygular, düşünceler bir yana korkusuzca savaşmayı öğrenmekti. Akıtılan her göz yaşı bazen bir zafer, bazen bir yenilgi olsa da olgunlaşarak sonuç almak ise her insanın öğrenmesi gereken bir dersti.

(Anlatılanlar kurgudur)

Özlem ÖZTULUM 

 
Toplam blog
: 12
: 1257
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

2009 yılından bu yana kişisel gelişim, kuantum fizik, kuantum düşünce teknikleri, nlp, psikoloji üz..