​ Faşist Partiler / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '17

 
Kategori
Siyaset
 

Faşist Partiler

Faşist Partiler
 

Karikatür: Mehmet Tevlim


   Faşizm: Kendisi, kendi aşiretleri, kendi ırkı dışındakilere, karşıt düşüncedekilere düşman gözüyle bakan, dışlayan ve yokeden ilkel düşüncedir... Cumhurbaşkanı, HDP ve CHP'ye faşist demiş. Dolayısıyla bu partilere oy veren milyonlarca vatandaş da faşist destekçisi olmuş oluyorlar.. Bir CHP üyesi olarak ben de faşist olmuş oluyorum...Faşistliğimden hiçbir zaman bu kadar gurur duymamıştım...Cumhurbaşkanı partili Cumhurbaşkanı olduğundan bu yana ülkemizde Cumhurbaşkanlığının bir  saygınlığı kalmadı...Eskiden Cumhurbaşkanları lafını sözünü tartarak konuşur, tüm ulusu kucaklayan sözler sarf etmeye çalışırlardı... Bayrağımız, İstiklal Marşımız, Atatürk, Cumhurbaşkanlığı makamı saygı ve sevgimizi eksik etmediğimiz  ulusal değerlerimizdi. Ne yazık ki; partili Cumhurbaşkanı dönemiyle ulusal değerlerimiz önemli bir darbe yemiştir... Siyasal yaşamında taraf olmayan bertaraf olur diyen Partili Cumhurbaşkanının tüm ulusu kucaklayan bir tavır içinde olmadığı yukarıda belirttiğim gibi iki partimizi faşistlikle suçlaması ve benzeri ifadelerle de kendini göstermiştir.

     Cumhurbaşkanı, bu sözleriyle yüzde elliyi yaralarken, yüzde elliyi sağlamlaştırdığı düşüncesindeyse yanılıyor ve bu ülkeye iyilik değil kötülük ediyor...Sözleriyle, ses tonuyla, hiddetiyle, gülmeyi unutmuş haliyle topluma moralsizliği, mutsuzluğu, umutsuzluğu aşılıyor...

     İzlenen yanlış dış ve iç politikalarla her yönüyle bir kuşatılmışlık duygusunu yaşarken; toplum olarak her türlü korkuyu içimizde yaşar hale geldik...Gerek Cumhurbaşkanının gerek Başbakanın "ey" diye tepeden bakan çıkışları ise bizlerde bir şiddet çağrışımı yapıyor gibidir... Bu ülkeyi yöneten siyasiler sözlerini tartarak konuşmak zorundadırlar. Sıkı sık da her konuda konuşmak, her saniye televizyonlarda görünmek zorunda değillerdir. Vatandaş geçim dertlerinin yanında siyasilerin korku salan demeçleri, gülmeyen yüzlerinden de çok etkilenmekte mutsuzlukları daha çok artmaktadır...

     Daha önceki  bir yazımda "korku çağı" başlıklı bir yazı yayınlamıştım. Ülkemizde de tam bir korku dönemi yaşanmaktadır. Bu korkular: İşimi kaybederim, iş bulamam, tutuklanırım, savaş çıkar, aç kalırım, çocuklarımı okutamam, özgür olamam gibi benzer korkulardır... Bu korku en çok diktatörlükle idare edilen ülkelerde olur...Süreç içinde toplum ya korkularının esiri ya da korkularının üzerine giderek özgürleşirler...

     Nefret söylemleri ülkemizi bütünleştirmez ayrıştırır. Nefret söylemleri toplumu mutsuz eder, yeni çatışmalara yol açar...Nefret söylemleriyle kendi saflarınızı belki bir süre daha bir arada tutabilirsiniz ama netice de sizler de çatışmanın bir taraftarı olarak kaybeden olabilirsiniz...İşte bu yüzden toplumu bir arada tutacak, bir grubu faşizmle veya başka nedenlerle suçlamayacak tarafsız bir Cumhurbaşkanına ihtiyacımız vardır...Yaşadığımız örnekte görüldüğü gibi ülkemiz partili Cumhurbaşkanı anlayışıyla yönetilemez...En kısa zamanda bu anlayıştan kurtularak Cumhurbaşkanının bir denge unsuru olduğu tarafsız Cumhurbaşkanlığına dönmek dileğiyle...
 

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..