- Kategori
- Mizah
Gerçek olabilir mi?

Güneş o kadar güzel parlıyordu ki dağların arkasında, sıcacık ışıkları o mutlu yuvanın sanki her odasından içeri girip yaşayanların kalplerine kadar işliyordu. Evin annesinin o mis kokulu çayı ve kızarttığı ekmeklerinin kokusu tüm evi sarmıştı. Herkesin yüzü gülüyor, masada sanki yedikleri ile değil birbirlerine olan sevgileri ile doyuyorlardı. Yapılan işler hep birlikte sıcak bir ortamda o kadar düzenli ve çabuk bitiyordu ki mutlu mesut bir yaşam ancak bu olabilirdi.
Evin içinde yaşananlar komşularına ve hatta iş yerlerine bile yansıyor, herkes bu aileye özeniyordu.
Bu evde yalan yoktu, güvensizlik yoktu, kandırma yoktu, kavga yoktu, kötü sözler yoktu, sadece mutluluk rüzgarları esiyor, sevgi dalgaları yayılıyordu dört bir tarafa.
Akşam olunca gün içinde yaşananların anlatılması ile yemek masasında biraraya geliyorlardı. Ancak o günün özelliği olsa gerek, evin babası elinde küçük bir hediye paketi ile henüz masadan kalkmamış olan annenin yanına geldi, yanağına ufak bir öpücük kondurup sevgisini şu sözlerle dile getirdi.
“Bir ömür sevgilimsin ve sevgilim olarak kalacaksın bitanem…”
Ve evde bir alkış tufanı koptu, tüm bireyler bu ince ve hoş hareketinden dolayı babayı tebrik etti.
Anne yavaş yavaş elindeki hediye paketini açmaya başladı, yüzündeki ifade bile almış olduğu o paketin ne kadar anlamlı ve özel olduğunu gösteriyordu. Paketin içinden bir kağıt çıktı ve üzerinde şu cümle yazıyordu…
Ben rüyamı anlattım siz gerçek mi sandınız.