- Kategori
- Gündelik Yaşam
Geri dönüş
Belki de bu hayattan çok fazla şey bekledik. Oysa ki sadece istediğimiz kimsenin karışmadığı, elimizden mutluluğumuzun alınmadığı bir hayattı. Şimdi herkes, herkesin hayatına, haklarına karışma hakkına sahip oldu.
Küçükken tam bir futbol delisiydim( ki hala öyleyim). Fenerin tüm maçlarına izler, yendiğinde dünyalar benim olur, yenildiğinde arkadaşlarla tartışmaya girer 5 dk’lık küskünlükten sonra kaldığımız yerden devam ederdik :) Derbi günleri maç saati gelmek bilmezdi. Yendiğinde saat kaç olursa olsun dışarı çıkar milletle dalga geçer kapılarına notlar yapıştırırdık( Yenildiğimizde daha fazlası bize dönerdi tabi :) ) Mahalle maçlarında oynardık ablamla. Sırf biraz daha maç yapalım diye yapmadığımız muzurluklar kalmazdı annemize. Maç biterdi elimizde top ile kaldırımda oturup babamın işten gelmesini beklerdik. Gelsin ki bu sefer 3 kişi birlikte yine maç yapalım diye.
Çocukluk bunu getiriyordu çünkü. İstediğini yapma hakkına sahiptin o zamanlar. Kimse kızmaz, yadırgamaz ya da karışmazdı sana. Hep birlikte gülüp geçerdik. Apartmandaki herkes ailemizdi. Onları kızdırmak, terliklerinin içine su sıkıp kaçmak, arkamızdan mahallede koşturmak en büyük eğlenceydi keyifti bizim için. Çünkü bilirdik birbirimizi kırmayacağımızı, sadece bir çekirdekle gönül alınacağını…
Her ne durumda olursa olsun birlik olacağımızı, kimseye zarar verilmeyeceğini bilirdik. Güven içinde büyürdük, oynardık mahallemizde. Cep telefonumuz yoktu ama annelerimiz nerde olduğumuzu her daim bilirdi. İstediğinde çok rahat bulabilirdi bizi. İlk seslenişte nerde olursan ol duyup kapının önüne gelirdik koştura koştura, en büyük iletişimdi o zamanlar
Peki, biz bu şekilde büyürken ne değişti? Ne değişti de bu kadar vurdumduymaz bir hale geldik.
Ne değişti de çocukların özgürlüğü, yaşama hakları, çocuklukları elinden alındı? Ne değişti de millet oturmamıza, gülmemize, hayatımıza bu kadar karışma hakkına sahip oldu? Ne değişti de bu kadar kör bir toplum olduk?
Aileme olan sevgim aynı…
Futbol sevgim aynı…
İnsanlara saygım, hoşgörüm aynı…
Oyunlara tutkum aynı…
Çocuklara sevgim aynı…
Bakış açım aynı…
En önemlisi her sabah bağıra bağıra okuduğumuz andımıza, her Cuma okul çıkışında
okuduğumuz İstiklal Marşına, Türk Milletine ve en başta da Atatürk’e olan sevdam aynı…
Bunca şeye rağmen;
At nalı takmış, boş, anlamı olmayan bir şeyin peşine takılıp kalmış hiçbir şeyi gözü görmeyen, hiçbir nedeni olmadan birilerine yalakalık yapma yarışında olan herkese de nefretim aynı…
Onların gördüğü muhteşem ama gerçekle alakası olmayan şu hayatta bazı şeylerin değişmesi gerekiyor. Sürülerin, sürüye yalakalık yapan baştakilerin ya da sürü beyinlerinin mesela…
Çünkü bazı şeylerin değişmemesi şimdi olduğu gibi çoğu şeyin değişmesine neden olacak.
Hayattan beklentilerimiz gibi…
Mutluluğumuz gibi…
Huzurumuz gibi…
Güzellikleri yaşayamayan çocukların hayatı gibi…
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak tıpkı bizim gibi
Yeniden yazmaya başlamak, bazı şeyleri paylaşmak, şu kötü zamanda tekrardan yazıya dönmek
Güzel, çok güzel…
Mutlu yarınlara…