- Kategori
- Şiir
Gitme zamanı

Bir “masala” inandırmıştım
Kendimi, sesine,
Gülüşüne tatlı tatlı bakışına
Yüreğindeki sevgiye
Coşkuya
Kaptırıverdim kendimi
Senin baharına…
Bak bugün de yoksun
Ne bir bakış
Ne bir kısacık meehaba,
Bir fincan kahvenin bile kırık yıl
Hatırı varken…
Haklısın,
Şimdi “gitme zamanı…”
Gidiyorum!
Senden
Bana geriye kalan
Kalbimi keskin bir bıçak gibi
İkiye ayıran
Neyim varsa yüreğimi kanatan,
Alıp gidiyorum…
Hani hep sen kaçardın ya,
Hatırlar mısın?
Ben durmadan
Koşardım, ağlardım arkandan
Kan damlar
Uyku girmezdi gözlerime
Kurtulamazdım
Kabus gecelerdeki rüyalardan,
Bitti artık!
Gidiyorum ben Adana’dan
Yalnızlıkların
Sonu gelmeyen elvedaların
Arkasına sığınmadan…
Kaç zamandır
Sana üşüdüm biliyorsun
Kaç bahar
Sana açtı “çiçeklerim”
Kaç şarkıda
Mahzun dinledim seni
Kaç sabah
Ekmek arası sevinçlerimle
Acıktım sana…
Anlamadın görmedin duymadın
Haklısın
Şimdi “gitme zamanı…”
Öyle yapıyorum
Arkama “yaşanmışlıklarımızı”
Sağıma “hüzünleri”
Solumda “yazamadıklarımı”
Önümde “umutlarımı”
Alıp daha fazla tükenmeden
“Gidiyorum…”
Derler ki
Eski dost düşman olmazmış,
Çok doğru
Biz “küserek” ayrılamayız
Kolay değil
Biz olmayı başarmıştık
Aynı anda ağlamış
Aynı anda kahkahalarla gülmüştük,
Yeşil gözlerinde
Kaybolmuş
Sıcacık gülümsemelerinle
Isınmıştık…
Neyse!
Kıpkırmızı bir sudur damardan akan
Elbette
Gönül de sıkılır bunalır
Gereği var mı ısrar etmenin
Etmeyeceğim!
Gidiyorum,
Şimdi “gitme zamanı”
***
Masal bitti!
“Allahaısmarladık…”
Erdoğan ÖZGENÇ
Adana 20.07.2015 11.30