- Kategori
- İlişkiler
İşe yaramıyorum

Sokakta bir çok insana rastlıyorum hepsi bana garip geliyor ancak bugünkü olay sahiden beni yıktı. Petoyla yürüyoruz zengin bir herifle sarışın hatun yemek yiyorlar. Bizde sahilde yan masada çay içme derdindeyiz. Müzik dinlemek istedik. Aklımızda blues falan var ama sarışın hatun birden atladı muhabbete 'ya ben Emrah'ı çok seviyorum onu çalın' dedi. Ben Emrah ne onu bilemiyorum. Adam atladı 'ben onu sevmiyorum sen de sevme' dedi. Kafamda resmen cam şangırtısıyla bir sürü duvar yıkıldı. Naan herif milleti bize kendini hep böyle dayatıyor bizde her türlü dayatmaya o sarışın dilber misali sırıtıyoruz. Resmen yıkılmış durumdayım. Peto bana hala Emrah olayını açıklamaya çalışıyor ben başka boyuta geçtim.
Sevdiklerimin ölmesi beni hep sinirlendirir. Acı falan çekemem sinirimden. Kızgın oluyorum bildiğiin gıcık. Bugün en çok sevdiğimden bir laf duydum. 'İşe yaramazlar sizi' ben oradan direk işe yaramaz kısmını aldım. Sinir olduğum cümlenin doğru oluşuydu. Oldum olası işe yaramadım hala da yaramıyorum. Anne olarak, eş olarak, iş olarak hiiiç işe yaramadım. O yüzden sinir oluyorum ölüme, ölen ben olmalıyken işe yarayan ölür. Yaramayan ben gibi kalır. İşe yaramamaya devam eder. Hayatta işe yaradığım duygusu hiç yaşamadım. Ama laf tokat gibi cam kırıkları eşliğinde kulağımda dönüp duruyor. Yeğenim bu yaz 10 günde 100 iyilik yapacağını idda etti ve bunu başardı. Oysa ben ömrüm boyunca bunu başaramam kaç yaşındayım aklıma işe yaradığıım tek bir yer gelmiyor.
Keşke bunlar sıradan sitemler ya da nazlanma olarak yazılsaydı da daha az acı çekebilseydim. Keşke anne sen değil ben ölmeliydim demeyebilseydim. Benim yaşadığım artı yıllarda benden daha çok işe yarardı. Yemek yapamam, berbat bir anneyim, kötü bir çalışanım (hala çalışmaya karşıyım), arkadaşlığımı tartışmaya bile gerek yok, sevgili olayını bile beceremem (becermişliğim yoktur), tahmin ettiğiniz gibi yazmayı da beceremiyorum. Bu dünyada kapladığım yeri neden kaplıyorum bilmiyorum gerçekten. Gereksiz mülteciyim sığınma hakkı bile talep edemeyecek kadar üzgünüm. Bu cümleyi haketmiş olmak kadar buna cevap verememek de acıydı.
Herhangi bir yeteneğim ya da amacım yok. Bunları neden yazıyorum onu bile bilmiyorum. Yeraltı edebiyatın önemli temsilcilerinden Jery Kozinski romanlarından fırlamış gereksiz karekterler gibiyim. Boşluk bana iyi geliyor kendimi bir kedi gibi boşluğa bırakmak istiyorum.
ben herkesle birlikte ölürüm
söner çırası günebakan evlerin
beyhude kapıyı çalar rüzgâr
bir tek anneme değer yüzümün seli
ben herkesle birlikte ölürüm
geride hayatın kırılgan ağırlığı
akıp giderim su gibi kıvrılarak
birikmem vefasız hiç bir avuçta
ben herkesle birlikte ölürüm
yarına kalır babamın duası
mirvari dalgalar çeker beni
ay yere değer deniz olurum
ben herkesle birlikte ölürüm
dökülür dünyanın bütün ışıkları
dağılır nefes asri zamanlara
çünkü soylu bir yenilgidir yaşamak
konuşulur dirimin yokluğunda
Bayram Balcı