- Kategori
- Gündelik Yaşam
Kars ve palyaço...

Benim en doğum Sivastı ondan ötesini hiç görmemiştim. Yukarda Trabzon, ortada Sivas, aşağıda Alanya bir çizgi çek batısını bilirim ama doğusunu bilmezdim. Karsa gidilecek festival var dendiğinde çok heyecanlandım. Sivastan doğusunu bilmezken Türkiye"nin en doğusunu görecektim.
Ne yapacağımızı bilmeden yola çıktık Perşembe akşamı 7 kişi. Bir minibüs kiralamış organizasyonu yapan Yücel. Doluştuk arabaya… Güzergaha bak… Kırıkkale, Yozgat, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars. Bu yer isimleri benim hep duyduğum ama hakkında hiçbişey bilmediğim yerlerdi. Tam 18 saatte gittik. Yolu kimse bilmiyor tabelalarla gidiyoruz. Keyfimize bağlı ya yolculuk ikide bir duruyoruz. Sarıkamış'ta Yücelin amcaları varmış. Oraya uğradık yenge bize çay demledi 1 yada 1,5 saat kadar orda vakit geçirdik. Bu arada Sarıkamış inanılmaz yeşil bir yer… Saatlerce bozkırda ve kıraç bir arazide yolculuktan sonra Sarıkamışa gelince şok oluyorsun birden… Dağ taş orman… Bide dünyanın en uzun 2. kayak pisti Sarıkamıştaymış. Bilmiyordum...
Öğlene doğru Karsa vardık. Bi baktım ki festival uluslar arası bir festival... Kafkas Kültürleri Festivali. Bir sürü yabancı ülke var gösteri yapan… Macaristan, Bulgaristan, Rusya, Küba, Pakistan, Hindistan, Sudan, Slovenya, Rusya, Ermenistan… İbrahim Tatlises, Yavuz Bingöl, Sertap Erener konserleri var. Havai fişek gösterileri…. Bizim grupsa çocuk etkinlikleri kapsamında yer alıyormuş.
Neyse, ertesi gün oldu bana palyaço olacaksın dediler ve palyaço kıyafeti getirdiler. Bide üstüne üstlük palyaço makyajı yaptılar. Çıktım ve 5 saat Karslı çocuklarla oynadım. Acayip keyifli ve eğlenceliydi anlatamam… Çocuk her yerde çocuk…. Verdiğin şeyin karşılığını alıyorsun direk… Çok eğlendik. Büyük şehirlerdeki çocukların her zaman alternatifleri ve şansları olmuştur ama onlar ilk kez, belki de son kez böyle bir eğlence görüyorlardı. Çok keyif aldılar. Güldük zıpladık eğlendik oynadık…. İnanılmazdı… Hatta büyük hayranlarım bile oluştu. Veliler benimle fotoğraf çektirmek için sıraya girdiler...İki gün boyunca aynı saatler arasında Karslı çocuklarla eğlendik hep beraber… İnanılmazlar… Sen eğleniyorsan onlarda eğleniyor… Tiyatroda da bu böyledir… Sahne üstünde eğer sen keyif alıyorsan yaptığın işten bu seyirciye yansır ve onlarda keyif alır sen memnun değilsen ne kadar doğru ve kusursuz oynasan da o enerji geçmez seyirciye…
İnanılmaz güzel bir havai fişek gösterisi izledim… Yarım saatten fazla süren ve ilk defa rastladığım şekiller oluşturan havai fişekler… Ben onların altında durmayı çok severim üstüne yıldız yağıyormuş gibi olur… Sanırım 94 yılıydı şu meşhur Zülfü Livaneli Ankara Hipodrum konseri 10 bin kişiye konser vermişti işte ordaki havai fişek gösterisinden beri izlediğim en görkemli havai fişek gösterisi buydu… Çocuklar gibi alkışlayarak zıpladım durdum izlerken…
Cumartesi akşamı festivalin konser bölümleri Kars kalesinde yapılıyordu bizde kaleye çıktık ama biz çıkana kadar gösteriler bitmişti. Olsun du.. Aldık biralarımızı surlara oturduk ve muhteşem bir kars manzarası eşliğinde şarkılar söyleyip bira içtik. Yalnız inanılmaz soğuktu… İliklerimize işleyen bir soğuk hemde, ama üşüyor olmak aldığımız keyfi bi parça bile azaltmadı.
Kars beklediğimin çok ötesinde güzel… Hiç böyle güzel olabileceğini düşünmemiştim. Rus yapımı taş evler var inanılmaz büyük ve görkemli, bi çoğunu yıkmışlar ama hala kullanımda olanlarda mevcut… Bir sürü taş kilise var hepsi camiye çevrilmiş ama o kadar belli ki kilise olduğu… Küçük düzenli sevimli bir kent… Çaya ve suya doymadım… Demlik demlik çay içtim… Sordum ne çayı kullanıyorsunuz diye, bildiğimiz bizim kullandığımız normal çaykur çayı… İş suyundaymış… Böyle bir lezzet olamaz… Muhteşemdi… Belediye görevlileri bize gerçek doğu misafirperverliğiyle davrandılar çok güzel ağırladılar bizi…
Sen hiç gitmişmiydin Kars'a?...
*İlk palyaçoluk deneyimim ve Kars üzerine 2006 yılında yazılmış eski bir mektup