- Kategori
- Anılar
Kestane kebab.....

Kestane kebab
Olağan doktor ziyaretimden sonra şehir merkezindeki devasa alışveriş merkezinin yiyecek bölümüne adım atınca çocukluğumu hatırlatacak bir manzara ile karşi karşıya geldim. Sanki kuzine soba üzerinde közlenmiş gibi görünen kestaneler beni kendine doğru çekti .
Satıcı kadın yerli malı daha bugün közlendi deyince pamuk eller cüzdana gitti. Hem kendimiz hem de kayınvalidem ve ve kayınpederim için aldım. Kayınvalidem gezilere gidince köylük yerlerde satarlar ama almayı akıl etmem dedi ama teşekkür ederek aldı. Özellikle büyüklükleri karşısında şasırdı.
Gecekondu bölgesinde yaşadık çocukluğumda. Köşe başalrında tezgah kurmuş biraz yaşlı amcalar satardı "KESTANE KEBAB YEMESİ SEVAP ." Diye. Mısır patlatıp satanlar da vardı. Günlük geçimlerini sağlarlardı.
Özellikle soğuk kış günlerinde gazeteden yapılmış kese kağıdında yenı közlenmiş kestane ile ellerimiz ısınırdı. Ama onları satanlar gün boyu o soğuğu hissedip ayakta durmaya çalışırlardı.
Bazan evdeki sobanın üzerinde közlerdik kapış kapış giderdi. "NATSUKASHİİ" burada eskiye özlemi ifade eden bir kelimeyi tekrarlayarak eve kadar kendimi zor tuttum paketten bir tane almamak için. Gelince ilk işim bir tanesini yemek oldu . KÜÇÜKLÜĞÜMDE YEDİĞİM GİBİ SICAK DEĞİLDİ ama tadı çok güzeldi. Zaten satan kadın "Yerli mali tatlı bu." demişti .
Şimdilerde hala yollarda köşe başlarında kestane keban diyen satıcılar var mı bilmiyorum ama şöyle havanın soğuk olduğu bir gün alıp yerseniz beni hatırlayın olur mu?