- Kategori
- Şiir
Laç deresi - 3
Laç deresi bura kurban
çıkış olmaz buradan
makineli tüfeklerin sesiydi yine
daldığım düşten beni alan
kaçmaya çalışanlar, bağrışıp çağrışanlar
ve bir bir yere düşenler
cepheden farksızdı laç deresi
silah sesleri oğlunun cesedi başında ağlayan
bir kadının ağıdı gibiydi bana
zifiri karanlık kaplamıştı dereyi
çığlıklar, feryatlar çare değildi ölüme
bir an kocaman bir gövdeyi
ve kanlar içinde üstüme düşen birinin kanını hissettim dudaklarımda
ötesini ise anımsamıyorum bile
munzura sürüklüyordu beni uyandığımda bir asker
bir an irkilen asker
tüfeğini doğrultup bana baktı kararsızca
sora da bırakıp uzaklaştı nedense
şaşkın şaşkın bakarken sağa sola
cesetlerin , yaralıların munzura sürüklenerek atıldıklarını gördüm
görmemi engelleyen gözyaşlarıma karşın
yavaş yavaş günün ilk ışıkları aydınlatmaya başlarken dereyi
leş kargalarının naraları
munzur ırmağının çağıltısına karışmış
ve binlerce dersimliden kocaman bir hiç kalmıştı geriye
ve tepemizde dönerken akbabalar
ve dersime ağıt yakarken çaresiz dersimliler
derede sadece ölüm kol geziyordu
güneşse gözyaşlarını akıtarak ısıtmaya çalışıyordu beni
ve ölümden kurtulan birkaç dersimliyi