- Kategori
- Güncel
Mutsuzlar

İsa YILMAZ
Yolunda gitmeyen bir hukuk sistemi. Yaz boz tahtası Milli Eğitim. İndir kaldır sağlık. Yılda iki kez asfaltlanan yollar. Her mevsim yeniden yapılan kaldırımlar, kanallar, telefon şebekesi. Her ay periyodik olarak zamlanan doğalgaz ve akaryakıt. Komutanlarının tamamı (emeklileri dahil) içeri atılmış bir silahlı kuvvetler. Dünyada en yoğun tutuklu gazeteciler topluluğu. Dünyada mensubu olduğu kimliğini taşıdığı; kendi adını taşıyan halkına, kendi bayrağını taşımanın ırkçılık sayıldığı tek ülke. 75 milyon nüfusun tamamına yakınının dinlendiği, maheremiyetinini kalmadığı bir halk. Safını bell etmek zounda bırakılan bir seçmen topluluğu. Siyasi seçeneğinin sıfırlandığı bir siyaset kurumu. Kendine mahsus yeni bir mezhep anlayışı yaratan bir % 50. Benim halkım benim insanım diye hitap etmeye başlayarak, ona her türlü hakareti yapmaya, onları aşağılamayı kendinde hak gören bir hükümdar. Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir deyip ertesi günü demokrasinin en temel ilkelerinden olan yeme içme eğlence özgürlüğüne kısıtlamayı onaylayan bir Cumhurbaşkanı. Sendikaların, sosyal kuruluşların, medyanın, televizyonların, gazetelerin ne yapacaklarını ve ne yazıp ne söyleceklerini şekillendiren bir iktidar partisi. Ya benimsin ya kara toprağın ilkesini benimsemiş erkek egemen bir zümre ve buna karşılık ben, bana tanınan kadın haklarını sonuna kadar kullanırım sen bana karışamazsın diye erkeğini takmayan bir kadın milleti. Bu arada olan küçücük çocuklara oluyor. Aldığı ücretle ancak evine bir haftalık nafaka sağlayabilen bir işçi (pardon köle), Emeklisine yıllarca sırtından geçindiği halde yaşlılıkta onu yok sayan, bir an önce ölsün gitsin diye kenara atan sözde sosyal devlet anlayışı. Yıllarca sabahın köründe kalkıp, karda kışta, tozda çamurda bata bata okula gidip de üniversiteyi bitirmiş olmasına rağmen; annesinden harçlık almak zorunda bırakılan 25-30 yaşına gelmesine rağmen; ev iş kuramayan, kursada bu şartlarda başbakanının kendinden en az 3 çocuk istediği %25 genç bir nüfus. Öğretmen açığı olmasına rağmen, yıllardır atanma bekleyen yüz binlerce gencecik idealist ruhu köreltilen öğretmenler. İmf'ye borcumuz bitti diye övünen, fakat 370 milyar dolar iç ve dış borcumuzu gizleyen, kendi ülkesinin bu kadar sorunları varken; kendini Arap ve ortadoğunun mimarılığına adamış bir başbakanla 16 gündür sopalanan gençlerle GEZİ PARKINDA BİR- KAÇ GÜN GEÇİRMEK VE GEZİNMEK çok mu zor. Dün yaptığını Afrikaya gitmeden önce yapsaydın ve o 5 can yaşasaydı gururunuz mu kırılırdı. Biz dünyaya şekil vermeye kalkarken maalesef kendi şeklimizi bozduk sayın başbakan.
10 gün olan biteni dünyadan gizletdiniz de ne oldu. Mızrak çuvalda gizlenmez. Önce kendi kapınızın önünü temizleyin. Sonra mahallenizi. ''Biz nerde hata yapıyoruz da benim insanım neden mutsuz '' diye hiç anket yaptırdınız mı sayın başbakan. Her ay periyodik olarak kendi anketörlerinize yaptırdığınız benim oy durumum ne düzeyde diyeceğinize, bir kere de halkınızın yüzüne gözüne bakıp ''Ben nereye, kime hizmet ediyorum'' dediniz mi.? Ben halkım.Demokrasilerde sizler bizim demokratik haklarımızı kullanmaya yetki verdiğimiz vekillerimizsiniz. Dolaysiyle benim işimi en iyi şekilde, benim istediğim gibi yapma zorunluluğunuz var ve benim verdiğim yetkiyi kötüye kullanamazsınız...Bunun hesap mizanı da cumhurbaşkanının dediği gibi sadece sandıktan ibaret değildir...