​ Nazlan! ama sakın "hazlan"ma! / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Nazlan! ama sakın "hazlan"ma!

Nazlan! ama sakın "hazlan"ma!
 

 
Merhabalar;
 
Bu gün bir paylaşım sitesinde gördüm. Diyor ki; "Bir kadını sokak ortasında dövebilir hatta öldürebilirsin, fakat sokak ortasında (öpersen) toplum bundan rahatsız olur. Çünkü biz değerleri olan bir toplumuz!"
 
İşte bunun üzerine bir yazı yazmaya karar verdim. Aslında bu yazım daha önce yayınlanmıştı ve ben şimdi o yazımdan bir alıntı yapacağım sizlere. Çünkü değerlerimiz denilen şeyler bazen değersizleştiriliyor ve bu da insanların haz aldığı şeylerden utanmasından geçiyor.
 
Biz insanlar kendi hazlarımızdan neden utanırız bilmem ama hayvanlar bu konuda bizden fersah fersah ilerde. İşte o yazımdan bir alıntı!
 
"Ne zaman yazı yazmaya başlasam illa elimde bir sıvı olacak ve derhal bir sigara yakacam. Bu benim için bir zevk, bir haz!
 
Haz demişken antik Yunan filozoflarından Aristippos’un, hazzı yaşamın önüne alan yaklaşımı ile yani “hedonist” bakış açısı ile hayata bakmıyorum tabii.. Ama adamcağızın felsefesini okumak isterdim. Yaşam tarzı sanırım malumunuzdur! Ancak onunla ilgili bir anektod okumuştum ve yaklaşımı bana ilginç gelmişti. (Monteigne/ Denemeler- sayfa 198)
Aristippos’un bir çok kadınla ilişkisi ve dolayısı ile bir sürü kabullenmediği çocuğu varmış. Bir gün ona demişler ki “Nasıl olurda senden çıkan bu çocukları sevmezsin?” O yere tükürmüş ve “işte bu da benden çıktı, bitler ve kurtlar da benden çıkıyor!”
Yaa işte böyle!  Onaylar ya da onaylamayız şu dünyada ne kadar insan varsa, o kadar hayata bakış farklılığı vardır. Ve benim hayata bakışım; dileklerimiz ve isteklerimiz biz haz veriyorsa bunu engellemenin getirdiği yıpratıcılıklara direnmek boşunadır. Ancak ben yıpranmayım diye, alacak olduğum hazlar başkasına zarar verecekse bunlara karşıyım işte!
Misal vermek gerekirse kapalı alanlarda yasaklanan sigara içimi, bir açıdan doğru - bir açıdan yanlıştır. Zira artık gençler ve yetişkinler açık alanlarda ulu orta sigara içerken, onları gören küçücük çocuklar bunun çok iyi bir şey olduğunu düşünebilir.
Bu noktada sigara hepten yasaklanırsa buna da karşıyım elbet!
 
Kızılderililer zafer elde ettiklerinde keyifle barış çubuğu yakarlarmış. Bu elde edilen zaferden haz duymak değilde nedir?
İnsanlar fazlaca abartmadan, yaşamın ağırlığını böyle küçük anlık hazlarla çiçeklendirmeye çalışırsa bunun neresi kötüdür. Yasaklamak; bu kötüdür işte! Onun yerine bilinçlendirmek ve aşırı olandan insanları uzak tutmaya çalışmak en iyisidir. Ancak kural koyuculuk, insanların iyiliğini düşünmekten çok resmen kolaycılık boyutuna ulaşmıştır.
Şöyle düşünmektir sanki; şimde ne uğraşacam bunca zahmete girip, aşırılığın verdiği zararları anlatacam, yasaklarım olur biter!
 
Oysa yasaklar insanda bozma arzusu uyandırır. Aşırı alkol tüketimi, aşırı cinsel dürtüler ve onu salıp koyverme arzusu, hatta birine zarar vererek mutlu olma gibi aşırı dürtüleri dinle veya yasaklayarak bastıramazsınız. Bu sadece yatağın yayları üzerine ağırlık bindirmek gibidir. Bıraktığınız anda eskisinden daha hızla fırlayacaktır yukarı..
O halde ne yapılmalı diyecek olursanız, benim nacizhane fikrim “sadece sabırla” eğitmektir insanları. Sigarayı bırakmak isteyen nice arkadaşım var ki; yasaklandıktan sonra daha çok içer oldular. Tıpkı benim gibi..
İnsanlık bu fırtınalı yaşam çarkında, zaten koyu bir eğitimden geçiyor! Bir de onu yasaklarla sıkıcı hale getirmek çok yanlış ve kaba bir anlayıştır. Örneğin insanları dindar yaparak bunu sağlayacağını düşünenlere şunu söylemek isterim. İnsanın içindeki dürtüleri din adına bastıran kişi, bunun bir yolunu bularak, bir kılıf uydurarak, yani yine yapacağını yaparak dini hepten yozlaştırmaz mı?
Buna örnek olarak hocalar için söylenmiş olan şu söz kulağa küpe olsun isterim!
“ELE VERİR TALKIMI, KENDİ YUTAR SALKIMI”
 
Ayrıca yasaklar demişken, kadınları sokak ortasında uluorta döver ya da öldürürken yayınlanan poz poz fotoğraflar yerine bunları yapanların aldığı cezalar yayınlansa daha caydırıcı olmaz mı? Ve sokak ortasında öpüşenlere kimse tepki duymasa daha modern ve insancıl bir yaşam olmaz mı?
 
Herkese hazlarının peşinde giderken akıl sağlığı dilerim. Sevgilerimle
 
Toplam blog
: 171
: 522
Kayıt tarihi
: 18.12.10
 
 

Üniversite mezunuyum. Dekoratörüm. Yazmayı çok seviyorum. 200 kadar şiirim var. Sinema ve tiyatro..