​ Neden? / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '11

 
Kategori
Şiir
 

Neden?

Neden?
 

Soruyor musun, hiç neden 

Anlam arıyoruz yaşamlarımızda? 

Her anında,  

Neden yaşıyoruz? 

Neden doğup batıyor güneş? 

Neden bütün bu uğraşlar yaşamak için? 

Ne yapıyoruz… 

Mutluluk mu arıyorsun sen? 

Orada oturmuş öylece bunları okuyorsun,  

Yarın gün doğduğunda yine orada olmak istiyorsun… 

Senin olsun istiyorsun,  

Susup, bekliyorsun… 

Bilseydin tüm yaşayacaklarını yine de gelir miydin Dünya’ya? 

Sever miydin yeniden ilk kez seviyor gibi? 

Ağlar mıydın onca içten? 

Hiç kırılmamış olmayı diler miydin? 

Neden yaşıyoruz? 

Ağır gelmiyor mu hayat bazen,  

Tüm gerçekliği görmüşken? 

Yanından geçip giden bir yabancının gözlerinde hayat,  

Hiç bilmediğin yerlerin rüzgârında,  

Doğmamış bir bebeğin avuçlarında,  

Neden arıyorsun? 

Ümit etmek için mi yaşıyorsun? 

Başarmak için mi? 

Anıları biriktirip sonra da yakmak için mi? 

Ya da bir düşü aşmak için mi? 

Neden aynı kalmıyor hiçbir şey? 

Neden değişmek zorunda,  

Zaman akıp giderken, bizimle ya da yalnız 

Neden düşünmek zorundayız? 

Çocuk kalan duygularımızda 

Maske hayatları yaşamalıyız… 

Uzak ülkelerde, uzak şehirlerdeyken 

Neden evimizin içinde hayallerimiz? 

Yorulmadınız mı bunca gerçekten? 

Sorup da yanıt alamamaktan 

Hayattan,  

Kendinizden? 

Belki de kurmaca tüm bunlar,  

Gerçek aşkı aramak boşuna,  

Ne ilk defa seveceğiz, ne de son defa… 

Bilmeyeceğiz hiç yaşanmamış olanları,  

Soramayacağız… 

Boş bir avlu gibi şimdi hayat,  

Issız rüzgârların gelip geçtiği 

Gölgelerin oradan oraya savrulup beklediği… 

Öyle çok isteyip de olamayanlar 

Dizilip geldiğinde geri,  

Hiçbir şey duymuyorum,  

Hüzünden beri… 

Neden yaşıyorsun? 

Bir dur da sor kendine,  

Kendin için, kendince. 

Seni kıranlar da yaşıyor,  

Sen de yaşıyorsun. 

Sevdiklerin de yaşıyor,  

Sevmediklerin de… 

Çok derin kuyulardaymış dileklerin,  

Yanı başında olsan da 

Seni görmüyor… 

Ne olurdu sanki deyip de; 

Neden yaşıyorsun? 

Ulu bir çınarın altında yaşlanmak için mi? 

Biriktirip durduklarınla anılmak için mi? 

Sorup da yanıt alamadıkların için mi? 

Neden sorup duruyorsun? 

Kenarında hayal kurduğun nehirlerin,  

Çakıl taşları dolu,  

Gidip de kalamadığın hüzünlü hikâyelerin oldu,  

Şimdi solsan kimin umurunda olurdu,  

Elbet bir gün herkes solacak, neden yoruyorsun? 

İçine sıkıştığın, kırılmışlıkları,  

Söküp atamazsın içinden,  

Güvenin karşılığı satılmıyor ki 

Alamazsın… 

Geri dönüş yok artık geriye 

Geldin Dünya’ya 

Sorup da tüm bunları, gerçekten kaçamazsın… 

Artık anlamı yok sevmelerin de 

Gerçek yok, sen de yoksun hislerinde 

Çok çocuktun, sevmek de güzeldi,  

Sevilmek de… 

Biten her günde vardın sen,  

Söyleyemediğin her şarkıda,  

Ve uzanamadığında çimlerinde o güzel güneşli günlerin,  

Kıyısında şarkı söylediğiniz her denizin,  

‘An’ ları kaldı kırık dökük kalbinde, … 

Yaşıyorsun,  

Yaşayacaksın da son gününe kadar,  

Ne getirecek yıllar, günler, haftalar… 

Olmayanlar olmayacak,  

Senin gerçekliklerin sadece seninle kalacak 

Ve bir gün dönüp baktığında her şeye, herkese yeniden 

Neden yaşıyorsun diye sorduğun günler,  

Çok uzakta kalacak… 

 
Toplam blog
: 29
: 347
Kayıt tarihi
: 28.11.06
 
 

Öğrendiklerimiz unuttuklarımızdır bazen ve biz unuttuklarımızı hatırlamak istemeyiz… Bu blogda ne..