- Kategori
- Deneme
Sahip
Sahiplik, sadece insana mahsustur.
Bedeli ağır,
Ödenesi bir hesabı vardır.
Dünyanın sahibi, inançsal olarak; Yaradan
Ya bizim sahibimiz?
Böyle bir sahiplik, kutsal kitaplarda işlenmez.
Çünkü sahiplikte son vardır.
Ruh ise sonsuz, ebedidir.
Beden, sahip olunanlardan kat kat sıyrılır ve yok olur. Tıpkı Sahiplerin, sahibi olduklarını zannettiği;
Emanetleri, geri bırakması gibi.
Derinin üç katmanı misali(epidermis, dermis, hipodermis)
Para, mal, evlat(soy) bırakılır.
Sırası ile” hesabı eksiksiz ödenerek;” Acı içinde.
Çünkü Sahip olunanlar; Doğrusu, “Emanetler”, Ağırdır. Hayatın” Çıkmaz sokaklarıdır”.
İnanç, çerçevesinden de bakıldığında;
“Evet Biz, o emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar ve ondan Korktular da insan yüklendi onu. O gerçekten çok zalim, çok cahil bulunuyor(Ahzab 72)
“ Doğada” olmayan durum açıkça ortadadır.
İnsanın cahilliği; Bunları “Hesapsız ölesiye sahiplenmek” ve elde tutmak için, zalimce davranmak (Al-i İmran-75).(Elmalılı Hamdi yazır)
Sahiplenmedik mi?
Sahiplenmiyor musun?
Kendi adıma cevap verecek olursam, geçmişte sahiplendim.
Şimdi ise Farkındalık ve dönüşümle, yollarım duble;
Yaşam hedefim çatı iken,
Şu an temele inme ve yeniden inşa çabası
Kat hedefi zemin, sonrası Bodrum ve temel
İnebildim mi! hedef ve yeni hayat anlayışımın
Temeli sağlam olacak.
Sonrası, yeni temellerin” Öncülüğü ve başarısı”
Canan