- Kategori
- Gündelik Yaşam
Sevinç!!

netten bir kare.. (sevincin resmini koyabilmeyi çok isterdim)
Onu ilk gördüğümde 7 yaşında sanmıştım.. Minicik elleri, japonları andıran gözleri, yüreğindeki kederle öylece annesinin yanında oturmuş sırasının gelmesini bekliyordu.. Yanına oturdum.. Bana utangaç gözlerle baktığını gördüm.. Belliki canı çok sıkılmış konuşmak istiyor ama konuşamıyor.. Çekingen...!
Merhaba ben Semra..
Sessizce merhaba dedi..
Annesi mi kendi halinde perişan.. Doktorun kendisiyle ilgilenmesini beklemekte..
Neyin var bakalım senin?
Ben iyiyim bir şeyim yok. Annem hasta onu getirdim dedi..
Anneni sen mi getirdin?
Evet çok hastaydı elinden tutup getirdim dedi..
Kaç yaşındasın sen?
Yaşını tam hesaplayamadığı için 5. sınıfa gidiyorum dedi..
Daha küçük gözüküyorsun dedim..
Sen süt içmiyor musun? diye sordum.. (Nerden bilebilirdim ki sütü alabilecek durumda olmadıklarını)
Hayır ben süt içemiyorum dedi...
Sonra lafa annesi karıştı..
10 çocuğum var bu en küçükleri babası bunu da bırakıp gitti (vefat etmiş) sonra öğrendim.. (Kadın bunları anlatırken, gözleri keder doluydu)
Derken doktor bey geldi yemeğe çıkacağını belirtti.. Bende doktorla birlikte çıktım.. Durumu anlattım erkenden bu aileyi almasını istedim.. Sağolsun kırmadı beni.. Geri döndüğümde ufaklığın huysuzlandğını gördüm..
Annesine sorun nedir? diye sorduğumda, sabahtan beri birşey yemedi beslenmesini de koyamadım karnı aç dedi bana.. (Adını sorabilmeyi çok sonra akıl ettim ufaklığa)
Senin adın nedir? diye sorduğumda..
Sevinç dedi bana(gülen gözlerle)
Hadi gel sana birşeyler alayımda karnını doyur Sevinç dedim.. (Önce gelmek istemedi, annesinin zoruyla götürdüm)
Tuttum elinden bir pastaneye götürdüm.. Sevinç ah sevinç hayatımın küçük enstantenesi...
Ne yersin? dedim
Sen bilirsin abla dedi yine utangaç tavrını takınarak.. Aldım ona bir şeyler.. Teşşekkür etti bana... Annesine götürdüm Yemeğini yedi.. Doktor ilgilendi onlarla... Annesi minnet dolu gözlerle baktı bana..
Sağol yavrum varol dedi..
Oysa ben insanlık görevimi yapmıştım.. Fazla birşey değil küçücüktü yaptığım... Keşke daha fazlasını yapabilseydim iki gün önce tanıdığım minik yürek, Sevinç için...
Merhaba ben Semra..
Sessizce merhaba dedi..
Annesi mi kendi halinde perişan.. Doktorun kendisiyle ilgilenmesini beklemekte..
Neyin var bakalım senin?
Ben iyiyim bir şeyim yok. Annem hasta onu getirdim dedi..
Anneni sen mi getirdin?
Evet çok hastaydı elinden tutup getirdim dedi..
Kaç yaşındasın sen?
Yaşını tam hesaplayamadığı için 5. sınıfa gidiyorum dedi..
Daha küçük gözüküyorsun dedim..
Sen süt içmiyor musun? diye sordum.. (Nerden bilebilirdim ki sütü alabilecek durumda olmadıklarını)
Hayır ben süt içemiyorum dedi...
Sonra lafa annesi karıştı..
10 çocuğum var bu en küçükleri babası bunu da bırakıp gitti (vefat etmiş) sonra öğrendim.. (Kadın bunları anlatırken, gözleri keder doluydu)
Derken doktor bey geldi yemeğe çıkacağını belirtti.. Bende doktorla birlikte çıktım.. Durumu anlattım erkenden bu aileyi almasını istedim.. Sağolsun kırmadı beni.. Geri döndüğümde ufaklığın huysuzlandğını gördüm..
Annesine sorun nedir? diye sorduğumda, sabahtan beri birşey yemedi beslenmesini de koyamadım karnı aç dedi bana.. (Adını sorabilmeyi çok sonra akıl ettim ufaklığa)
Senin adın nedir? diye sorduğumda..
Sevinç dedi bana(gülen gözlerle)
Hadi gel sana birşeyler alayımda karnını doyur Sevinç dedim.. (Önce gelmek istemedi, annesinin zoruyla götürdüm)
Tuttum elinden bir pastaneye götürdüm.. Sevinç ah sevinç hayatımın küçük enstantenesi...
Ne yersin? dedim
Sen bilirsin abla dedi yine utangaç tavrını takınarak.. Aldım ona bir şeyler.. Teşşekkür etti bana... Annesine götürdüm Yemeğini yedi.. Doktor ilgilendi onlarla... Annesi minnet dolu gözlerle baktı bana..
Sağol yavrum varol dedi..
Oysa ben insanlık görevimi yapmıştım.. Fazla birşey değil küçücüktü yaptığım... Keşke daha fazlasını yapabilseydim iki gün önce tanıdığım minik yürek, Sevinç için...