- Kategori
- Siyaset
Siyaset
Yok kardeşim, benim bunlardan ülke yararına hiçbir beklentim kalmadı. Ne hükümet, ne başbakan, ne muhalefet; ne meclis; kimse vatandaşı düşünmüyor.
Aklı başında görünen adamları seçip meclise gönderiyorsunuz. Bir şeyler yapsınlar da şu ülke biraz düze çıksın diye... Sonuç yine aynı. O şunu dedi; şu bunu dedi; sürekli söz düellosu.
Lütfen kendinize gelin beyler! Biz bu filmi daha önce gördük. Tarih ortada... Yetmişli yıllarda yapılan kavgaların, kısır çekişmelerin bedelini fazlasıyla ödedik. O dönemde Sayın Demirel ile rahmetli Ecevit biraz anlayışlı davranıp vatandaşın sesine kulak verseydiler bu durumlara düşmezdik. Onların sen ben kavgası ülkeyi bunalımlara sürüklemiştir. Geçmişten ders almak gerek.
Günümüzde yaşananlar o yılları anımsatıyor. Belki de daha şiddetlisi yaşanıyor. Haber programları lider çekişmelerini yansıtan haberlerle başlıyor meclisteki tepişmelerle bitiyor. Biz onları tepişsinler diye mi meclise gönderdik?. Ülkenin sorunları giderek büyüyor. Birbirleriyle uğraşmaktan sorunları çözmeye zamanları kalmıyor.
Hükümetin gündemi ile halkın gündemi farklı. Hükümetin gündeminde sanal darbe girişimleriyle muhalefet liderleri var. Destekçi basınla birlikte boş işlerle uğraşıyorlar. İşçi direnişleri, işsizlik, açlık, ekonomik sıkıntılar, esnafın ve kobilerin sorunları onları hiç ilgilendirmiyor. Birer birer yok olan işletmeler, canına kıyan iş adamları umurlarında değil. Tarım ve hayvancılık bitmiş, köylü sefil, kime ne? Çizdikleri yolda hedefe doğru ilerliyorlar. Seçim zamanı yapılacak ayni ve nakdi yardımlarla yine kitleleri kandırıp oyları cebe indireceklerini biliyorlar. O nedenle de çok rahatlar.
Geçmişte yaşadığımız bunalımları düşünerek, çok zor bir dönemden geçtiğimizi düşünüyorum. Herkes yetmişli yıllarda yaşananlardan dersler çıkarmalıdır. Muhalefet uykudan uyanıp halkın sorunlarını gündeme taşımalıdır. İktidarın ve onun sözcülerinin yarattığı gündemin tuzağına düşmemelidir.