​ Son Balık / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '08

 
Kategori
Güncel
 

Son Balık

Son Balık
 

ezgi umut 2007 Ankara


Bizim semtte güzel bir cadde var, son yıllarda oluşturulan... Çok çok eskilerde bahçeli konakların ve mandıraların olduğu bu bağlık ve dağlık bölgede, o güzelim caddenin iki yanına son yıllarda 5-6 katlı düzgün ve ferah apartmanlar yapılır.

Özellikle 19 ağustos depremi sonrası bu 5-6 katlı binaların inşası sırasında yapı denetimi arttırılır. Binalar neredeyse santim santim ölçülür. Ne güzel! Düzgün bir görünüm. Yasalara saygı ve uyum muhteşemdir. Devletin hükümetinin kamu görevlileri vatandaşını düşünüyor diye sevinirsiniz işte! Hemen hepsi aynı yükseklikte binalar.

Hani ne güzel ferah evler, aman da ne güzel şuradan şu ağaç görünüyor, beş yüzyıllık bi çınar kim kesecek kadar doğa düşmanı olabilir evet evet bu kat tam hayallerimdeki gibi ne güzel bir ufuk panoraması var güneş de alıyor ya da nasılsa yanımıza arkamıza yapılan bina da 6 kat olacağına göre ışığımız çok kesilmez, şuradan da panoroma görünür ya da iyi si mi ben şu zemin daireyi alıp inip çıkma asansör derdi olmayan vs vs...gibi hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için ömrünüzün sonuna kadar yaşamayı düşleyip elinizdeki avucunuzdaki ne varsa üst üste koyup bir daire aldınız ve yetmediği için borca bile girdiniz. Zaten bizim oralar öyle aman da aman sosyetik ya da eskisi gibi sayfiye yerleri değil!artık. Ömrü boyunca çalışıp çabalamış ortalama bir sade vatandaşın banka kredisi ile alabileceği türden daireler.

Evinize yerleştiniz. Eh güle güle oturun dostum.

Bir ya da iki sene gerçekten yaptığınız seçimin karşılığı olan beklentilerinizi de karşıladı eviniz. Evinizi seviyorsunuz. Balkonunuzdaki o dar aralıktan o görkemli ağacın tomurcuklanmasını seyrettiniz, kızaran yapraklarını konfetiler gibi serpmesini de. Mutlusunuz. yaşasın!

Belki de yükseklerde oturmayı seven bir özgür ruhsunuz, üstelik karanlık ve loşluk hiç de hoşunuza gitmediğinden en üst katı seçtiydiniz. Evet böyle mutlu huzurlu giderken ...hop bi gün arkanızdaki boş arsaya kazı makineleri girer. Sevinirsiniz. Yaşasın da yaşasın! Arsa zaman zaman tinerci ve uğursuzluk barınağı olsa da temelde yalnızlık dolu hüznünden kurtulacak, evin etrafında ur gibi duran o kimsesizlik ve ürkütücülük sona erecektir.

Kazı makineleri işini bitirmeden bi gün dayak yemişten beter olursunuz, cin çarpmışa dönersiniz yapılacak olan binanın maket fotoğraflarını görünce. Gözlerinize inanamazsınız, ve hatta kör bile olursunuz. Yanlış mı görüyorum diye bi kaç kere daha sayarsınız. Arkanızdaki arsaya yani topu topu 8, 10 metre gerinize yapılacak olan bina 25 katlıdır. Evet bi de yazıyla yazalım YİRMİBEŞ katlı...

YİRMİBEŞ KAT... Ne olmuştur da kat izni arttırılmıştır. . Deprem olamayacağına dair göklerden bi duyum filan mı alınmıştır da en fazla 6 olan kat sayısı, 19 aralık'ın bi kaç yıllık perhiz sürecinden sonra birden 25 kata fırlamıştır yani fırlatılmıştır.

Neden fırladığını bilemeyeceğiz elbette kat sayısının. Bu konuda söylentiler pek çeşitlidir.

Siz yazgınıza küsüp suskunluğa bürünürken, bir de arkadaki bin yıllık ağacın da uçmuş olduğunu yeni yeni farkederken, hukukun üstünlüğüne inanan bazı kişiler de tam aksinizi eyleyip yani suskun kalmayarak belki de "susma konuş sıra sana gelecek!" tekerlemesi gereğince binanın yapımını engellemek için yasalardan medet umduğu için mahkemeye taşır bu olayı.

Yirmibeşkatlı yapının yapılması sözde durdurulur. Mahkeme inşaatı durdurur ya nasıl duruksa bu inşaat temel atılır ve su basmanına kadar çıkarlar altındaki bilmem kaç katlı garaj ve bodrumu da aradan çıkarıvermiş olacaklardır ne de olsa ve hatta örnek daire inşaatlarını da ortaya çıkaracaklardır.

Arkitera.com' da okuduğum bi haber, Zeynep Güney'in haberi "Göztepe’nin Meçhul Gökdelenleri Yakında Satışa Çıkıyor" başlıklı haber * Göztepe ile ilgisi olmayan bölgemle ilgili bu yazıyı yazmama neden oldu dün akşam.

"23 Ağustos 2004’te açılan kat karşılığı ihaleyi kazanan Taşyapı’nın, Göztepe'de bulunan Meteoroloji Bölge Müdürlüğü'nün yerine inşa edilecek 49’ar katlı dört bloktan oluşan lüks konut projesi, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı vermesine ve Kadıköy Belediyesi’nin inşaatı mühürlemesine rağmen İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde oy çokluğuyla onaylandı."*

11 Eylül ile ilgili Ken Leoch' undu sanırım, kısa filmi geldi aklıma birden. Hani gökdelenler yerle bir olurken saksıdaki çiçeğin yoğun gölgeden güneşe geçişinin filmiydi ve hüzünlendim.

Ken loach, bu tür olayların yorumu, kitlesel medyanın güdümünde ve politikacıların ilgilerine yönelik olduğu için, farklı seslerin önemine vurgu yapmak için katkıda bulunmuş. diyor bir web sayfasında. **

Kızılderililere de kulak vermek gerek diyelim.

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak" ***

Kaynak ve ilham:

http://www.arkitera.com/h33442-goztepenin-mechul-gokdelenleri-yakinda-satisa-cikiyor.html

http://gereksizbiri.wordpress.com/2008/05/15/11-eylul-filmi-ucretsiz-gosterim/#comment-152


http://tr.wikiquote.org/wiki/K%C4%B1z%C4%B1lderili_atas%C3%B6zleri
 

 
Toplam blog
: 566
: 1338
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..