- Kategori
- Siyaset
Sosyal Devlet

Siyasi partiler iktidar olmak ve ülkeyi yönetmek için bu göreve talip olmaları gerekir. Bu parti programınızı, adaylarınızı millete anlatmak, inandırmak ve güven vermekle mümkündür.
Ülkemizde 2011 milletvekili genel seçimlerinin diğer seçimlerden farklı bir özelliği var.
Parti programlarının değişmesi, yenilenmesi, program ve projelerin halka yönelik, sosyal devlet anlayışına uygun olması önemli bir gelişmedir.
Millet; icraat yapacak, ülkemizin ekonomik, sosyal, siyasi sorunlarını çözecek iktidarların ve kadroların iş başına gelmesini istiyor.
2000’ den önce bazı siyasi partilerin verdikleri seçim vaatleri unutulmadı. Bu siyasi partilerin yöneticileri millete yalan söylediler, milleti kandırdılar.
Siyasi partilerin, genel başkanları ve üst düzey yöneticileri, hatta il ve ilçe başkanları, parti meclisi üyeliklerine, dürüst, namuslu, siyasi ahlaka sahip kişiler getirilmelidir.
Siyasi partilerin yöneticileri, yetkilileri söylediği her sözün arkasında durabilmeli, yanlışlık yaptığında milleten özür dileyebilmelidir.
Siyasi partiler ülke çıkarları için çalışmalıdır.
2011 seçimleri diğer seçimlerden farklı demiştik. Çünkü siyasi partiler işsizlere, geliri olmayan ailelere maaş bağlanacağını, aile sigortası getirileçeğini parti programlarında seçim meydanlarında söylüyorlar.Gerçekten de bu söylemler ve vaatler sosyal devlet olmanın gereğidir.
Siyasi partilerimiz geç de olsa “sosyal devlet’i “ öğrenmeye başladılar. Bu ülkede yaşayan insanlar bizim vatandaşımız onların yaşadığı sıkıntıları, sorunları çözmek siyasi partilerin birinci görevi olmalıdır.
Türkiye'de ilk defa 225.000 engelliye asgari ücret maaşı bağlandı ve bakan kişiye'de bakıcı parası veriliyor.
Fakir, fukaraya kömür, ilaç, eşya ve para yardımları, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ekonomide büyük yenilikler yapıldı. İcraat ve uygulamaları siyasi partilere örnek oldu.
Sevk çıkarmadan kimliğinizle, TC numaranızla istediğiniz sağlık kuruluşunda muayene olabiliyorsunuz.
E-Devletteki yenilikler.
Köprüler,yollar,hızlı tren, kentsel dönüşüm.
Ben sadece yapılan yeniliklere bir kaç tane örnek verdim. Yüzlerce icraat ve yenilik var.
Türkiye dünyada sosyal devlet sıralamasında 83. sırada, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan yoksul sayısı 13 – 15 milyon kişi. Türkiye’nin ekonomisi gelişmiş, kişi başına düşen milli gelir seviyesi yükselmiş, ama yoksul yaşayan insanların sayısı da artmış.
Yoksul, geliri olmayan insanlar ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklar? Yardımlarda ve ihtiyaç sahiplerinin belirlenmesinde, bir eksiklik varsa onu söyleyebilirsiniz. Vatandaşımız kışın ne yakacak? Ne yiyecek? Hiç düşündünüz mü?
Siyasi partilerimiz millete yalan söylemeden, insana yönelik projeler hazırlamalı, sosyal yardımlara devam etmeli. Vatandaş iş bulamayınca, geliri olmayınca ne yapsın?
Türkiye istatistik kurumu rakamlarına göre Türkiyede yoksulluk her yıl artmaktadır. 2008 den 2009’a 818 bin kişi arttı. Yoksul vatandaşlarımızın sayısı 2009 da 12 milyon 715 bine çıktı. Bu sayı Yunanistan’ın nüfusundan fazladır.
Sosyal devlet kavramı ilk defa 1961 anayasasıyla ülkemizin gündemine geldi. I. Meşrutiyet öncesi bazı haklar verilmişti. Ancak bu haklar yasalarla teminat altında değildi.
2011 seçimlerinden sonra devleti yönetecek siyasi partilerimiz, onların değerli genel başkanları ve yöneticilerinden “sosyal devlet” olmanın gereğini yerine getirmelerini bekliyoruz.
Ne dersiniz sevgili okurlar?...
Günlerinizin sağlıklı ve mutlu geçmesi dileğiyle hoşçakalın!..
Not : Bu yazı 22.05.2011 tarihinde yazılmıştır.
Ahmet Demir