- Kategori
- İlişkiler
Sustum

Anlayamadığımız şeyler için üzgün oluruz hatta bazen anladığımız ama anlamamazlığa geldiğimiz zannedilip tavır alındığında iki kez üzülürüz.
Aslında iletişim sorunumuz yoktur buna rağmen bazen karşı tarafı bir türlü anlayamayız.
Belki de biz derdimizi doğru cümlelerle anlatamıyoruzdur.
Sorun anlamamak mı anlaşılamamak mı işte bunu anlamayız.
Çok üzülürüz.
Bunu çaresi de yoktur. Bir yerde iletişim koptuğu vakit söylenilen her söz ya yanlış ya eksik anlaşılır.
Yine çok üzülürüz
Anlamayıp karşı tarafı üzmekten ya da anlatılanı eksik veya yanlış anlamaktan o kadar korkarız ki susmayı tercih ederiz.
Susunca da yanlış anlaşılırız
Yine üzülürüz.
İletişim sorunu çektiğimiz kişilerle daha önceleri bir sorun yaşamamışsak ve bir zamandan sonra ortaya böyle bir sorun çıkmışsa saf saf düşünürüz.
*Neden beni anlamıyor artık* ya da *Neden anlayamıyorum onu artık* Diye
Kendimizden yana bir sorun yoksa karşı tarafın bunu bilinçli yaptığını bile düşünürüz.
Burada amaç üzmek midir?
İnsanlar birbirine tavır yapana kadar sorunları neyse anlatıp çözme yoluna gidilse kırgınlıklar olmasa hayat ne kolay olurdu.
Olumsuzluklar kasıtlı mı yapılıyor diye paranoyaklaşmamak elde değil.