- Kategori
- Şiir
Sustum

Sustum !...
Gözlerinle konuşuyorum
Çatlak toprağın soluk benzine boyanarak
Çıplak ayaklarımın topuklarını acıtarak
Mesken tuttuğun diyarları aşındırıyorum…
İçimde birileri ölüyor, kanıyorum
Bir gözlerin kalmış hayalimde
Karalığını ince ince işliyorum…
Sustum !...
Sesin kalmış kulağımda, dinliyorum
Martı sesleriyle bağdaştırarak
Dalgaların şakırdaması içinde kaybolarak
Dağ yankısı dönüşümünde boğularak bekliyorum…
İçimde ebedi yalnızlık, korkuyorum
Bir sesin kalmış kulaklarımda
Besteni yavaş yavaş duyumsuyorum…
Sustum !...
Saçının teli avuçlarımda, okşuyorum
Sarmaşık gül dikenleriyle kucaklaşarak
Bedenin delik deşik hoyratlığına kızmayarak
Bu telin hatırına ıstıraptan bıkmıyorum…
İçimde dikenler ipekböceği sanıyorum
Bir tel saçın kalmış ellerimde
Dikenini ilmik ilmik doluyorum…
Sustum !...
Iraklığının hesabı aklımda, sorgulamıyorum
Mesafelerin cetveli yok, ölçemiyorum
Yollar büklüm büklüm dizilse de önümde
Kilometrelerin taşlarını sayıyorum…
İçimde bebelerin feryadı, sağırlaşıyorum
Bir yol var önümüzde
Onun şeritlerine tutunup tutunup
Gölgene varsam diyorum…