​ Umberto D / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '22

 
Kategori
Sinema
 

Umberto D

Ölümün ölümcül anlamı ve yalnızlık üzerine, dahiyane iki zekadan birinin senaryosunu yazdığı diğerininse yönettiği ölümsüz bir baş yapıt.
 
Cesare Cevatti'nin kendi hikayesinden uyarlayıp senaryosunu yazdığı filmin yönetmeni Vittorio De Sica. 
 
Anlam, ölüm, yalnızlık ve özgürlükten yaratılmış; dahası günümüze kadar yaşatılmış bu filmin belki de en önemli özelliği 
insanın zihnindeki temellendirici düşünceleri tetikleyip birbirlerini çağrıştıracak özellikte bir film olmasıdır.
 
Akılcılık çağında sezgiyi aklın önüne koyan; metafiziğe yeniden hayat veren ve felsefi manada geliştirdiği zaman anlayışıyla edebiyatta çığır açtığı için tek satır bile edebi metin yazmadan edebiyat nobeline layık görülen büyük filozof Bergson'un zeka ve ölüm hakkındaki düşüncelerinden yola çıkarak Umberto D filminin içyüzüne sizlerle birlikte bakmaya çalışacağım.
 
Modern biyolojinin görüşü; yaşamın başlangıcından bugüne kadar organizmaların, toplam evrim tarihinin yaklaşık 3,5 milyar yıl önce
sinden beri gerçekleşmiş olduğu yönündedir.
 
Bu evrim zincirinin en son halkası ise insan zekasıdır ve tüm canlıların sahip olduğu zekalar içinde en zeki olan zekadır.
 
Yalnızca içinde yaşadığı takdirde varlığını sürdürebile
ceği toplumu yönetebilmesi için gerekli olan yaşamsal organizasyonu  oluşturabilecek güçte tinsel bir enerjidir insan zekası ve son derece yıkıcı; hatta, türünün yok olmasına neden olabilecek eylemlerin faili olabilmektedir. Üstelik bunu kitleleri harekete geçirtecek bir maharetle yapmaktadır.
Oysa tamamiyle içgüdüsel zekaları olan karıncalar, türlerinin doğasına karşı böyle bir çılgınlığı asla yapmazlar. Çünkü ölümün içyüzü hakkındaki hakiki bilgiye insandan başka hiçbir canlı türü vakıf değildir.
Işte kahramanımız Umberto D bütün bunların farkında olan olgun bir ruhun sahibidir.
Hayatında köpeği Flike'den başka hiçkimsesi olmayan seksen yaşlarında bir ihtiyardır. Başını sokacağı bir evi bile yoktur.
Filmi, kahramanımız Umberto'nun canına takettiği ana kadar nitelikli normal bir filmmiş gibi seyrettim. Ama kafasında kurmaya başladığı intihar planının ışığını gözlerinde sezdiğim andan itibaren ekrana kilitlendim (...)
 
A. Güreşçioğlu
 
Toplam blog
: 164
: 710
Kayıt tarihi
: 13.09.06
 
 

1956 yılında doğmuşum. Tanrı Bilimi Eğitimi aldım. 78 kuşağından olmanın verdiği şevkle olsa gerek;..