- Kategori
- Deneme
Veda

KALANLAR VE GİDENLER
Kimi zaman zor gelir gitmek. Kimi zaman da zor gelen kalmaktır. Yaşamımız tercihlerimizin toplamıdır. Ve bazen yaşamımız ayrılıklar toplamıdır. Yarım kalan bir şiiri, yarım kalan bir öyküyü barındırır. Kalmayı tercih edenler yüreğinin sözünü dinleyemeyenlerdir. Gitmeyi tercih edenler de birdenbire gitmezler aslında. Önce küçük adımlar atılmıştır fark ettirilmeden. Yanıbaşınızdadır gitmeye aday olan ama sizden bir adım uzaktadır. Sonra o adımların sayısı artar. Ve bir gün bakıverirsiniz yanıbaşınızda görmeye alıştığınız o kişi yok artık. Gitmiştir, gidebilmiştir. Tercihini yapabilmiştir. Trenler kaçırılır çoğu zaman. Ama treni kaçırmanızın iyi tarafları da olabilir. Sonraki trende farklı yolcularla birlikte olabilmek, farklı tadlar ve renkler tanıyabilmek gibi... Gideceğiniz istasyona varmışsınızdır. Yer doğrudur, zaman doğrudur. Beynimize verdiğimiz yanlış kodlamalar çoğunlukla doğru ile yanlışı ayırt edemememize sebep olur. Doğru zaman, doğru yer... Ne zamandır o doğru zaman? Neresidir o doğru yer? Hiç gitmemektense gidip geri dönebilmeyi de göze alabilmeli insan. Hayallerini görmezlikten gelmemeli... gidebilmeli... Ve eğer giden dönerse, dönene de hoş geldin diyebilecek kadar büyük olabilmeli bu yürekler.Ihlamur çiçekleri açarken geliverir belki beklenen. Belki kalan siz iseniz, bir gün siz de gidiverirsiniz. bilin ki o yer mutlaka yüreğinizin götürdüğü yerdir. Doğru yerdir. Doğru zamandır. Neden direnirsiniz? Bilinmeyenden mi? Düşünün ki şu anı da dünden bilmiyordunuz, bilemezdiniz.
Korkulara, kodlamalara yer vermeyelim beyinlerimizde. Sınırlamalarla küçültmeyelim dünyamızı. Renkleri soldurmayalım... Hoşçakal ve hoşgeldin... Bu iki kelimeyi korkmadan kullanabilelim. Sevgiyle kalın... Hoşçakalın...
Müşerref ÖZDAŞ
Kimi zaman zor gelir gitmek. Kimi zaman da zor gelen kalmaktır. Yaşamımız tercihlerimizin toplamıdır. Ve bazen yaşamımız ayrılıklar toplamıdır. Yarım kalan bir şiiri, yarım kalan bir öyküyü barındırır. Kalmayı tercih edenler yüreğinin sözünü dinleyemeyenlerdir. Gitmeyi tercih edenler de birdenbire gitmezler aslında. Önce küçük adımlar atılmıştır fark ettirilmeden. Yanıbaşınızdadır gitmeye aday olan ama sizden bir adım uzaktadır. Sonra o adımların sayısı artar. Ve bir gün bakıverirsiniz yanıbaşınızda görmeye alıştığınız o kişi yok artık. Gitmiştir, gidebilmiştir. Tercihini yapabilmiştir. Trenler kaçırılır çoğu zaman. Ama treni kaçırmanızın iyi tarafları da olabilir. Sonraki trende farklı yolcularla birlikte olabilmek, farklı tadlar ve renkler tanıyabilmek gibi... Gideceğiniz istasyona varmışsınızdır. Yer doğrudur, zaman doğrudur. Beynimize verdiğimiz yanlış kodlamalar çoğunlukla doğru ile yanlışı ayırt edemememize sebep olur. Doğru zaman, doğru yer... Ne zamandır o doğru zaman? Neresidir o doğru yer? Hiç gitmemektense gidip geri dönebilmeyi de göze alabilmeli insan. Hayallerini görmezlikten gelmemeli... gidebilmeli... Ve eğer giden dönerse, dönene de hoş geldin diyebilecek kadar büyük olabilmeli bu yürekler.Ihlamur çiçekleri açarken geliverir belki beklenen. Belki kalan siz iseniz, bir gün siz de gidiverirsiniz. bilin ki o yer mutlaka yüreğinizin götürdüğü yerdir. Doğru yerdir. Doğru zamandır. Neden direnirsiniz? Bilinmeyenden mi? Düşünün ki şu anı da dünden bilmiyordunuz, bilemezdiniz.
Korkulara, kodlamalara yer vermeyelim beyinlerimizde. Sınırlamalarla küçültmeyelim dünyamızı. Renkleri soldurmayalım... Hoşçakal ve hoşgeldin... Bu iki kelimeyi korkmadan kullanabilelim. Sevgiyle kalın... Hoşçakalın...
Müşerref ÖZDAŞ