- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Yangından geliyorum

Üç gün oldu, bu yangın bu yılın en büyük yangını. Umarım daha büyüğü çıkmasın, küçüklerde olmasın.
Bak şu halimize, görenler tanımaz hale geldik. Ama biz inanırmısın bu görüntü ye değil, kafamızı, beynimizi aha şu yanan ormana takarız.
Bu siyah tuval ressamın değil, doğanın ölüm peyzajı. Biz ne kadar önlemeye çalışsak da bu orman yangınları bir başlamaya görsün. Bizim gibi kaç ekip olursa olsun o duracağı söneceği yeri bilir. Tabi bu durum büyük yangınlarda, fırtına destekli felaket cehennem yangınlarında. Biz olsa olsa öfkesini yatıştırmak için çaba gösteririz. Ama küçük orman yangılarında hakimiyeti çabuk elegeçiririz. O zaman alevler dize gelir, tabi rüzgar fırtına yoksa.
Neyse bizde karardık dağda. Bütün bu ekipler, birazdan planlı şekilde organize edilip, soğutma çalışmasına devam edeceklerin dışındakiler, yeni ihtimal olan yangınlar için görev yerlerine dönecekler. Bak karşı sırtlarda, derelerde hep yangın işçileri. Sivil giyimlilerde civar köylerden gelen mükellefler. Onlar köy kahvelerinden, evlerinden hatta yataklarından kalkarak arabayla yaya olarak, gecenin yarısında soluğu burada aldılar. Bizim göremediğimiz diğer tarafta askerler de söndürmeye katıldı.
Hadi ileri arabaların olduğu yere doğru gidelim.Biraz kül içinden geçeceğiz. Üstümüzde başımızda hal kalmadı ama, yinede dikkat edelim.Yanık ağaç dalları, ateşi üstünde budaklar yüzüne gözüne çarpabilir. Ayakkabıların yanabilir. Yerde çürümüş, devrilmiş koca kütükleri görüyormusun kim bilir kaç çeşit canlı varlığa böceğe ev sahipliği yapıyordu. Bak bak iki kaplumbağa, peş peşe giderken kömür olmuşlar. İşte burada da koca bir kertenkele, bu sahada, yaşamı bu yangınla kimbilir belki milyonlarca canlı yok oldu. Şu tarafa bak hayret iki yılan kuyrukları delikte, ama baş tarafı sarmaş dolaş sevişirken birlite ölmüşler. Belki geri gidemeyince birlikte veda ettiler yanan orman dünyasına. Neyse küle ateşe bulansakta bak neler görüyoruz. Daha birsürü canlı yanıp kül olduğu için göremiyoruz. Gece kuşlar uçamaz yuvalarındayken dumandan boğulup ölüyorlar . Alevlerde gelince yanıp kül oluyor. Toprak altındakiler eğer inleri derinse biraz şanslılar, ama yüzeysel barınakları olanların kurtulma şansı hiç yok, alev vurmasa boğulur. Hadi gel kestirmeden gidelim.
Bu vadi hiç bakılacak gibi değil, görmüyormusun ? Yaban domuz aylesi tamamen olduğu yerde ölmüşler, hemde yanarak. Bak ilerde bir tilki, daha ilerde tavşan . Gördüklerimizi size saysakzaman yok. aynı canlılardan tekrar tekrar gördüklerimizi söylemiyoruz. Ama karıncalardan eser yok, ölselerde, yansalarda zaten göremeyiz. Ama onlar akıllı böceklerdir, yer altına inmişlerdir muhakkak. Bakın size şunuda hatırlatayım, bu ağaçların tohumlarıda akıllıdır. Düşmanlarının en büyüğünün yangın olduğunu biliyor, onun için Toprakta üç beş yıl kalabiliyorlar. İşte en kötüsü, iki tane ayı yavrusu kucak kucağa ölüme teslim olmuşlar tam da koca kütüğün dibinde. Hiç bu kadar yüreğim burkulmamıştı. Yavru her varlıkta yavrudur. inanın içim cız etti. Keşke bunları görmesek, uzaktan seyreden, sahilden bakanlar gibi bu katliamdan habersiz olsaydık. Daha fazla gördüklerimi söylemeye özüm dayanmıyor. Aklınıza ne tür canlı gelirse hepsi ölüyor. Ormanın ağaç varlığı onların evi, çadırı, bungalovu, belki kışlık belki yazlık evleri barınaklarıydı.
Arkamızı dönüp baktığımızda, gözlerimizden yaş düşmemesi imkansız. Siz olsanız hüngür hüngür ağlarsınız. Ben devamlı karşılaştığım için, hislerim ..... Koca orman içindekilerle birlikte, henüz anlaşılmayan sebebten kül oldu.
Biraz çevreyi seyredem. daha neler göreceğiz diyecektim ama, komşu ilde de yangın çıkmış. şimdi haber aldık. oraya takviye olarak gitmemiz gerek.
Arabanın yakıtını dolduralım da ne olur ne olmaz, nereye ne zaman yangın söndürmeye gideceğiz, bilinmez. Yangından geliyorum derken.Yeni bir yangına gidebiliriz. Görüşmek üzere kendinize iyi bakın. Bu günler de ormanda dolaşmayın.