- Kategori
- İlişkiler
Yaşlanırken
40'lı yaşları geçeli epey bir zaman oldu.. Buna inanmakta oldukça zorlanıyorum, ama ne yazık ki siz farkında olsanızda olmasanızda zaman akıyor, akıyor.. 18'li yaşlarım dün gibi aklımda, matematik bugünü dün yapıyor.. İşte o zaman anlıyorum ki zaman izafi. Geçmişi yakalamak istiyorum, rüyalarımda hep genç ben varım, şu an aynadaki insan bana çok yabancı. Kıyafet satın alırken bile şu anki yaşıma başıma uygun değilde rüyalarımdaki bene göre hareket ediyorum.
Daha genç yaşlarımda yakınlarımın yaşlandığını gördüğümde onuda kabullenemiyordum onlar hep benim gözümde gençtiler, güçlüydüler.. Onları yıkabilecek rahatsızlıklar gündeme geldiğinde ise kelimenin tam anlamıyla çöktüm, ölümü ensemde hissettim.
Ve şimdi yaşlanıyorum birileri teyze diyor artık bana teyze.. Ve aynaya bakıyorum, soruyorum aynaya; -Genç ben nereye gitti? diyorum
Ayna cevap veriyor: - Kara delikten çıkıp, başka insanlara merhaba diyecek diyor. Sen bunu hiç bilmesende, hissetmesende..
Aynaya inanmak istiyorum, ayna olması onu bilge yapar mı? Niye ben böylesine herşeyde mantık arıyorum ki.. Oysa biliyorum ki bu beni sıkıcı kılar. İnsanlar yalanlara inanmayı, yalanları severler oysa.. Şu gerçekçiliğim yok mu benim, her taşın altını kaldırıp bakma.. Oysa insan işine yarayacaksa bir taşın altını kaldırıp bakmalı değil mi? Hadi yaşlandığın konusunda da gerçekçi olsana, "yemezler" değil mi? Üçkağıtçı ben..
Alışacağım merak etmeyin. Kabul edeceğim yaşlandığımı.. Daha yaşlı değilsin falan demeyin evet yaşlı olamayabilirm ama genç de değilim, 35'im de de değilim. 40'ı epey bir geçtim, ayna önünde yeni görüntümü kabul etmek için egzersiz yapacağım ya da eski görüntüme nasıl kavuşurum onun yollarını arayacağım. Aynada gördüm, gözlerimdeki ışık hala sönmemiş, aynı parlıkla duruyor... yaşlı bir suratta çocuk gözler, şanslıyım..
