- Kategori
- Aşk - Evlilik
Cehennemi dünya

Öyle bir esip kavur ki rüzgar, tokatlanmış yanaklarım donsun. Var olduğunu sandığım varolmayan tüm duygularla lanetli bedenimi sil süpür bu topraklardan. Günaha davet eden her şeyi, tüm sevmeleri, tüm sevişmeleri, tüm aşka aşıkları, gecelik sevdalıları, parasıyla avunanları, adam etmeyen inançları, yersiz savunuşları, her şeyi, her şeyle beraber beni, al götür burdan!
Sıcak bir gögüse yaslanan başların silinen umutlarında biçilmiş biri olarak körebe oynarken ne çok buldum ben beni, gözleri bağlı...
Daha canlı bir cehennemi görmedim. En dumanlı, en acınası kuru toprakta, yanan ateşte, acıyan canımda, ezilip dövme beni dediğim büzülüşlerde erirken ruhum, bin defa ölse bedenim böyle sızlamazdı.
Şimdi diğer dünya akibetinde defalarca acıyan bir bedenle, bu sızlayan içimdeki birşeyleri nasıl mukayese edecem bilmiyorum. Binbir pişmanlık dalgası saracak belki beni ummadığım kadar.
Essene be deli rüzgar! Ben sana etmediğim kadar küfürle sesleniyorum. Şu aciz bedeni, çirkin, büzüşmüş, pis kokan bir yaratığa cevirde huzura sürükle yeter.
Bırak razıyım artık yalnız olayım, bırak goncalanmasın karnımda bir can, bırak koklamasın burnum o evladın tenini... benim bu cehenneme sanıyor musun eziyet edecek bir canı vermeye gönlüm razı. Vicdanım rahat bir büyüyüş görecekmiyim sanıyorsun!
Al beni götür burdan!
Hiç bir bedenin, başka bir bedende can aramadığı yere sürü.
Öyle bir sürü ki, artık bende de can kalmasın...
Sevinç ŞARLI